IĞDIR ÜNİVERSİTESİNE REKTÖR ADAYIMI AÇIKLIYORUM

4 ay önce
2.754 kez görüntülendi

IĞDIR ÜNİVERSİTESİNE REKTÖR ADAYIMI AÇIKLIYORUM

13/02/2021

IĞDIR ÜNİVERSİTESİNE

REKTÖR ADAYIMI AÇIKLIYORUM

Prof.Dr.Oğuz TUNCER

Okuyucularım zaman zaman bana mesaj göndererek, yorum yaparak, eleştirilerini yöneltirler. Bu da doğal olarak, benim yönümü   belirlemeye, hangi konuyu işleyeceğime ışık tutar.

         Özellikle sanal ortamda, Iğdır Üniversitesi’ne kimin rektör olması gerektiği konusunda kişisel tercih ve beklentileri okuyor, görüyoruz.

         Bunlar ağırlıklı olarak, Iğdır dışındaki akademisyenlerden birinin, yani Iğdırlı bir hemşerimizin atanması gerektiğini, yazıp çizerler. Bunların tek söylemi hemşerimiz olsun. Iğdırlı olsun.

         Bu bakış açısı duygusaldır. Hemşeriperverliktir ama o kadardır.

         Niye falanca hemşerimizin rektör olarak atanması gerektiği konusuna, hiç girmezler.

         Ben bu konuyu açarak, didikleyerek, gerekçelerimi sıralayarak, adayımı açıklıyor ve banko olarak Prof.Dr.Oğuz TUNCER diyorum.

         Önerimin dayanaklarını ise sıralayayım.

         –Oğuz Tuncer hemşerimizin pırıl pırıl ve derece alarak tamamladığı bir okul hayatı var.

         -Aynı başarı akademik kariyerinde de sürmüş ve Van Yüzüncü Yıl Üniversitesinde iki kez yılın doktoru seçilmiştir.

         -Zeki, saygılı, gerek Van’da ve gerekse Iğdır’da pek sevilen, sempatik, ciddi, ağırbaşlı, yumuşak huylu, mesleğinin bilincinde, tutarlı bir çizgide sürdürdüğü kariyerinde, bir toz zerreciği kadar olumsuzluk bulunmayan, müstesna ve mümtaz bir şahsiyettir.

         Diğer adayları tenzih ederim. Kuşkusuz onlarında mesleklerinde, branşlarında artıları, önemli başarıları vardır. Ancak Oğuz Tuncer Hocanın çok farklı ve önemli bir özelliği vardır: TIP PROFESÖRÜ.

         Iğdırlıların hep yakındığı bir konu vardır: YETERLİ SAĞLIK HİZMETİ alamıyoruz. En ufak bir hastalıkta dahi, Erzurum’a, Van’a gönderiyorlar. Ve hastalarımız çoğunlukla yollarda ölüyorlar,diye yakınıp duruyorlar.

         Bu kanayan yaranın tek çözümü, Iğdır’da bir Tıp Fakültesinin açılması.

         Hangi Tıp Profesörü Iğdır’a gelir ki. Ama Oğuz Tuncer Rektör olarak Iğdır’a atanırsa, önceliği doğal olarak bu konuya verecektir. Zira kendi branşıdır.

         Peki nüfus, ekonomik ve akademik açıdan bu uygun görülür mü? Zira Iğdır’ın eti budu nüfusu nedir ki.

         Sığ ve şekli bakış açısıdır bu.

         Iğdır’ın nüfusu azdır ama SAĞLIK MERKEZİ OLMAYA DA pek uygun bir konumdadır. Açalım.

         Iğdır’ın nüfusu 2 yüz bin. Doğubeyazıt Ağrı’ya 100 kilometre ama Iğdır’a 40 kilometre. Yani Beyazıt’ında, sağlık beklentilerine Iğdır tıp fakültesi cevap verecektir. Yüz bin nüfusu Iğdır’a katın. Kağızman, Kars’a 120 kilometre uzaklıkta ve pek engebeli bir ulaşım güzergahıdır. Kağızman’ın 50 bin nüfusunu da Iğdır’a ekleyin.

         Iğdır’da bu denli branşında başarılı ve tanınan bir sima olan Oğuz Tuncer Hoca’nın, kısa sürede kurup, geliştirip, örnek bir fakülte haline getireceği Tıp Fakültesi, parmakla gösterilecek olup, insanlarımızın yaralarını ve hastalıklarını sağaltacağı gerçeğinden hareketle, yanıbaşımızdaki bir milyonluk kardeş Nahcivan’ın da mesafe yakınlığı ve ulaşım kolaylığından ötürü, Iğdır’a tedavi olmaya geleceklerdir.

         Ve eli kulağında olan Ermenistan kapılarının açılması sonucu, hemen bitişiğimizdeki Erivan’ın, bir milyonluk nüfusu ile Iğdır Tıp Fakültesinde şifa arayacakları da beklenmelidir.

         Bu sosyal ve tıbbi beklentiler, Iğdır’ın kurulacak Tıp Fakültesini kısa sürede akademisyen, araç,  gereç ve tıbbi laboratuvarların teminine ivme kazandıracaktır. Zaten başında bulunan ve bu konuda yeterliliğini defalarca ispat etmiş ve camia tarafından da pek beğenilen ve güvenilen Oğuz Tuncer’in çalışmalarına hız kazandıracaktır.

         Bütün bunların ışığında Oğuz Tuncer hemşerimiz, Iğdır’ın yerli, köklü, kadim ve pek uyumlu bir ailesinden gelmektedir.İmanlı, inançlı birisi olduğunu da ekleyeyim. Ailesinden almış olduğu terbiye, bilim ile taçlanmış ve ortaya, insana- insanlığa hizmet vermek ve onların sağlık açısından yaşam kalitesini artırmak amacında olan, EŞSİZ BİR  BİLİM ADAMI ORTAYA ÇIKMIŞTIR.

         Ben bu bu nedenlerden ötürü, Iğdır Üniversitesi’ne Rektör olarak Oğuz Tuncer’i öneriyorum. Kendisine başarılar diliyorum.

         Umar ve dilerim ki sıraladığım gerekçeler ile birlikte bu önerim kabul görür.Iğdır özlediği beklediği bir üniversite ve Tıp Fakültesine kavuşur.Hastalarımız da Van-Erzurum yollarında helak olmazlar.

         Aşağıya Prof. Oğuz Tuncer’in kısa özgeçmişini koyuyorum.Ona da bir göz atarsanız yazdıklarımın ne kadar doğru ve isabetli olacağını siz de görürsünüz.

KISA ÖZGEÇMİŞİM

(Prof. Dr. Oğuz TUNCER)

08.12.1962 yılında Iğdır’da doğdum. İlk, orta ve lise öğrenimimi Iğdır’da tamamladım. Tıp eğitimime 1980 yılında Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde başladım. 1987 yılında derece ile mezun oldum. Aynı yıl Konya-Ilgın-Beykonak Kasabası’ nda mecburi hizmete atandım.

         1990-1996 yılları arasında Iğdır Devlet Hastanesi Acil Polikliniği’nde görev yaptıktan sonra 1996 yılında Van Y.Y.Ü. Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’nda ihtisasa başladım ve 2001 yılında uzmanlık eğitimimi tamamladım. Aynı yıl fakültemizin Neonatoloji Bilim Dalı’nda yan dal uzmanlık eğitimime başladım. 2005 yılında mezun oldum ve Van Kadın ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’ne Neonatolog olarak atandım. Burada ülkemizin Devlet Hastaneleri bazında önemli örneklerinden biri olabilecek anne oteli ve 56 yatak kapasiteli modern dizayna sahip Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi’nin yapılarak faaliyete geçirilmesine önemli katkıda bulundum.  Sağlık Bakanlığı tarafından ‘Yenidoğan Ünitelerinin Yeniden Yapılandırılması’ projesinde görevlendirildim. Bu görev çerçevesinde Japonya, İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki çeşitli hastanelerde incelemelerde bulundum. Ayrıca bakanlığımızın 1998 yılından beri yürüttüğü Neonatal Resisütasyon Programı’nda ve ÇİLYAD programında koordinatör ve eğitici öğretmen olarak görev yapmaktayım.

Van Y.Y.Ü. Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’na 2008 yılında Yrd. Doç. Dr. olarak atandım. 2009 yılı Ocak ayında Doçentlik ünvanını aldım. 2011 yılında Van depremi sırasında başhekim yardımcılığı (2 yıl) görevinde bulundum. Yeni yapılan (2012) Dursun Odabaş Tıp Merkezi (Tıp Fakültesi’ne ait) 50 yataklı Yenidoğan Ünitesi ve Anne Evi ile ilimiz özel ve devlet bazlı hastanelerdeki Yenidoğan Ünitelerinin yapılandırılmasında önemli katkılar sundum. Sağlık Bakanlığı tarafından 2008 ve 2013 yıllarında Van bölgesinden yılın doktoru olarak seçildim. 2014 yılı şubat ayında Y.Y.Ü. Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’na Profesör olarak atandım. Dokuz yıldır bakanlığın Klinik Uygulamalar Etik Kurul Başkanlığı, altı yıldır Tıp Fakültesi Dahili Bölüm başkanlığı ve yedi yıldır Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı başkanlığı görevini yürütmekteyim. Ayrıca Tıp Fakültesi Kurulu ve Dursun Odabaş Tıp Merkezi Yönetim Kurulu üyesi görevlerini sürdürmekteyim.

 Journal of Pediatric Neurology dergisi’nin oluşturulması ve  Van Tıp Dergisi’nde yayın kurulu üyesi olarak katkı sağladım. Halen Türk Dünyası Uygulama ve Araştırma Merkezi Yenidoğan Dergisi editörlüğü görevini yürütmekteyim.

Yabancı dilim İngilizce olup evli ve üç çocuk babasıyım.

Aşağıdaki iki sekme aşağıdaki içeriği değiştirir.
Reklam

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


Yukarı Çık