"Mücahit Özden HUN" Tarafından Eklenen Konular

5 gün önce

Değerli Okuyucular, Bir akşam üstüydü. Telefonum çaldı. Bir çocukluk arkadaşım benimle konuşmak istiyordu. Sohbete daldık. Karşılıklı özlem ve sevgi dolu sözler ettik. Çocukluk arkadaşım, birden sanki aradığı gerçek dostunu bulmuş gibi uzun uzun hayatını anlatmaya koyuldu. Iğdır’ın tozlu yollarını, sınıf arkadaşlığımızı, Aras Sinemasını, taksicilik günlerini ve en önemlisi yüreğini ve benliğini kuşatan Buğulu Gözleri anlattı. Bana ve sizlere, O’nun söylediklerini dinlemek...

2 hafta önce

Değerli Okuyucular, “Efsane” kelimesinin iki anlamı vardır: Birincisini, Türk Dil Kurumu (TDK) şöyle tanımlar: “Eski çağlardan beri söylenegelen, olağanüstü varlıkları ve olayları anlatan hayali hikayelerdir.” İkincisi, ne gariptir ki günlük konuşmalarda daha çok kullanılır ama TDK bunun tanımını vermez: İkincisi, “Yaşadığı dönemde çok ünlü” anlamına gelir. Örneğin, “Metin Oktay Efsanesi” dediğimizde daha çok ikinci anlama vurgu yaparız. Böylece bu yazıyı fırsat bilerek TDK’ya...

1 ay önce

Değerli Okuyucular: Her şeyden önce hepinize mutlu, sağlıklı ve huzurlu bir yıl diliyorum. Yeni yıla, Iğdır'ımızın geçmişiyle ilgili bir yazıyla girmek istedim. Umarım ilginizi çeker. Değerli Okuyucular, Bir şehrin veya bölgenin tarihini yazarken, her türden belge en ince detayına kadar dikkate alınmalıdır. Saha çalışması, söyleşiler, anılar ve tarihi belgeler birbirleriyle örtüştüğü zaman en doğru bilgiler de okuyucuyla buluşmuş olur. Iğdır Tarihi, belge yoksunu olduğu için...

1 ay önce

DEĞERLİ OKUYUCULAR: Bugün (21 Aralık) üç dost, Tunalı Hilmi Caddesindeki Elizinn Pastanesi’nde bir araya geldik. Asım Keser kardeşimle 5-7 Mayıs 2022 tarihinde Doğubayazıt’ta düzenlen Uluslararası Nuh Tufanı’nın Ağrı Dağı’ndaki Arkeolojik İzleri Sempozyumu’nda tanışmıştım. Şafak Seyfettin Karakoç Abiyle de 17 Aralık 2022 tarihinde Asım Keser kardeşimin oğlu Sezer Numan’ın düğününde tanışma şansı buldum. Soldan sağa: Şafak Seyfettin Karakoç, Mücahit Özden Hun, Asım Keser Şafak...

1 ay önce

(Bu yazı; Ağrı Dağı gibi ateşli bir yüreği taşıyan, ilkbaharın coşkun sularıyla akan Aras Nehri gibi dallı budaklı kıpkızıl damarlarıyla mütevazı bir yaşam süren ve nihayet bin yıllık folklorumuzu tıpkı dağ yollarını andıran beyninin kıvrımlarında özenle saklayan, bilge bir insana, yani Asım Keser kardeşime, atfedilmiştir.) GİRİŞ Hem Iğdır Üniversitesi Geliştirme Vakfı toplantısına katılmak hem de yurtdışı eğitim konusunda üniversite öğrencilerine konferans vermek için...

2 ay önce

(Not: Bu yazımı, Berlin’de yaşayan Merhum İsmail Gödekli amcamın oğlu Şener Gödekli kardeşime atfediyorum.) GİRİŞ 4-5 gün önce Iğdır Üniversitesi Geliştirme Vakfı Mütevelli Heyeti toplantısı için eşim Şeval’le birlikte Iğdır’a geldik. Iğdır, benim için kutsal bir isim, kutsal bir topraktır. Ruhum, Azeri ve Kürt kimliğiyle yoğrulmuş; çocukluğumun unutulmaz anıları ve derin izleri kişiliğime bu şehirde yön vermiştir. Biliyorum, Iğdır’da “şovenizm kazanını” kaynatmak isteyenler...

2 ay önce

Değerli Okuyucular; İnsanlık; tarih boyunca gelişim gösterdikçe, dallanıp budaklandıkça, dinlerden bilime doğru yol aldıkça, kavimlerden uluslara dönüştükçe, somuttan soyuta ilerledikçe, birçok değerleri de beraberinde yaratmış, onlarla birlikte yol almıştır. Bunların en önemlilerinden biri de müziktir. Hani, sıkça duyduğumuz bir vecize vardır: “Müzik ruhun gıdasıdır.” İnsanoğlu, en zor anlarında, mücadelesini umutsuzluktan umuda, yenilgiden zafere dönüştürmek için milli marşlara ihtiyaç duymuştur. Bugün, futbol maçlarında...

3 ay önce

Değerli Okuyucular: Gazetemizin sunucu  bilgisayarına (server) “virüs” musallat olduğundan son bir haftadır okuyucularımız gazetemizin yazılarına istedikleri gibi erişim sağlayamadılar. İnsanoğlu, kendi yarattığı “virüs” ile kendi mucizesi olan bilgisayarların çalışmasına engel oluyor. Garip yaratıklarız, değil mi? Ben de bu seferki köşe yazımı kısa yazılarla süsleyeceğim. Belki şu “virüs” belâsı da saldırısını kısa keser, terbiye olup bizden vazgeçer. IĞDIR’DA HÜMANİZMİN AYAK İZİ: NAKİ (NAĞI) ODOĞLU Okuyucularım...

3 ay önce

Değerli Okuyucular: Son 3-4 yıldır, dünya genelinde sorunlar (pandemi, savaşlar vb) eş zamanlı olarak kendisini hissettirmekte, küresel bir çöküş korkusu ve karamsarlığı her bireyin ruhunu ve zihnini olumsuz yönde etkilemektedir. İnsanoğlunun kendisini daha kötü bir senaryoya yani açıkça ifade edersek “nükleer kıyamete” hazırladığı böylesi bir süreçte, umut ışıklarıyla dolu yeni bir dönemin başladığını söylersem her halde gülüp geçeceksiniz. Daha önceki yüzyıllarda da...

3 ay önce

Değerli Okuyucular: Aradan 16 yıl geçti. 2006 yılında 8 aylık bir süreyle Azerbaycan’da Şeker Fabrikası Genel Müdürlüğü yaptım. Şirketten ayrıldıktan sonra geriye dönüp hiç bakmadım. Bugün aniden o günlere dair hatıralarım canlandı, ben de kaleme aldım. Amacım sizlere hem kendi yaşantımdan hem de Azerbaycan Cumhuriyeti’nin zor yıllarından bir kesit sunmaktır. “Tarihe not düşmek” anlamında yazımı detaylandırdığım için sizleri uzun belki de...

Sonraki Sayfa »
Yukarı Çık