DEVİRLERE GÖRE ÖNE ÇIKAN MESLEKLER

1 yıl önce
228 kez görüntülendi

DEVİRLERE GÖRE ÖNE ÇIKAN MESLEKLER

02/05/2020

DEVİRLERE GÖRE ÖNE ÇIKAN MESLEKLER

Zeki Sarıhan

DOKTORLAR

Koronavirüs salgınıyla birlikte tıp mesleği öne çıktı. Doktorlar, hemşireler, hastane personeli büyük bir yükün altına girdi. Bu durum onlara karşı sempatiyi en üst noktaya çıkardı.

Onları izleyen meslekler de var. Kargocular, posta dağıtıcıları ve sebze, meyve üreticileri bunlardan.

Tarihimizin çeşitli dönemlerinde hangi meslekler öne çıkmıştı? Bu konuda bir deneme yapalım:

İKİNCE MEŞRUTİYET DÖNEMİ: 1908’de dağa çıkarak Abdülhamit’i deviren ve Hürriyet’in ilanını sağlayan askerler gözdeydi. Askerler, halkın gözünde bu saygınlıklarını İttihat ve Terakki diktatörlüğe başvurmaya başlayıncaya kadar korudular.

BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞINDA: Sanıldığının aksine saygınlıkları en yüksek olanlar askerler değil, şimdiki sağlık ordusu gibi yaralıların imdadına koşan Hilali Ahmer kadınlarıydı.

KURTULUŞ SAVAŞI YILLARINDA: Türkiye’nin yüzde doksanını oluşturan ve ordunun temelini oluşturan köylüler en saygın toplum kesimi sayıldı. Atatürk bunu “Milletin Efendisi köylüdür” diye ifade etti. Bu kesim içinde cephane taşıyan kadınlar çok takdir gördü. Kurtuluş Savaşı Gençliğinin saygınlığı da bunları izliyordu. Sakarya Savaşında subayların öne çıktığını söyleyebiliriz.

CUMHURİYETİN İLANINDAN SONRA:  Eğitim ordusu öne geçti. “Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak muallimlerdir” sözü bu anlayışı yansıtır. Geri kalmışlıktan, cehaletten eğiti yoluyla kurtulacaktık.

TEK PARTİ DÖNEMİNDE: Bu dönemde köylülerin korkup çekindiği iki meslek vardı: Jandarma ve tahsildar. Bu iki meslek kırsalda rejimi temsil ediyorlardı. Onları valilerin, kaymakamların ve mebusların izlediğini söyleyebiliriz. Bu dönem 1950’ye kadar sürmüştür. Arada 1940-1946 arasında Köy Enstitüsü öğretmen ve öğrencilerin el üstünde tutulduğu bir ara dönem de vardır.

1950’Lİ YILLARDA: Halk arasında en saygın olanlar tek parti dönemine muhalefet eden yeni girişimci sınıftır.

1960’LARDA: Demokrat partinin baskıcı iktidarına karşı harekete geçen üniversite gençliği birdenbire öne geçmiştir. Bu gelişme sosyalist mücadelenin kapılarını açmış, öğretmenler ve işçiler, devrimci hareketleri ve örgütleriyle ön safa geçmişlerdir. Bu güçlü akım 1980’e kadar sürmüştür.

1970’LERDE: 12 Mart 1971 faşist darbesinin kitle hareketlerini ezme operasyonunun arkasından Bülent Ecevit’in başında olduğu yeni demokratik bir hareket doğmuş, taşranın kasketli kasaba ve köylüleri dağı taşı “Karaoğlan” yazılarıyla donatmışlardır. Öğretmen hareketi de TÖB-DER’le yeniden canlanmıştır.

1980’LERDE: Kitlelerin korku ile karşıladıkları polislik mesleği öne çıkmış, bunlar Kenan Evren’in zulüm makinesinin ordusu haline gelmişlerdir. Bu dönemde başka bir mesleği ön planda göremiyoruz.

1990’LARDA: 1980’li yılların bunaltıcı havasından kurtulmak, demokratik hak ve özgürlüklerin iadesini sağlamak için İnsan Hakları mücadelesini veren aydınlar öne çıkmıştır. 1985’te verilen Aydınlar dilekçesini imzalayanlar, İnsan Hakları Derneklerinin mücadelesi bunu kanıtlar. Avrupa Birliği projeleri ve liberaller de ön saftadırlar. Kürt siyasi hareketi de sahnede yerini almakta gecikmemiştir.

2000’Lİ YILLARDA: Başarısız koalisyon hükümetlerinin ardından Adalet ve Kalkınma Partisi kitlelerde umut haline gelmiş, bu partinin merkezde ve taşradaki elemanları öne geçmiştir. Gitgide azalmakla birlikte bu kadronun prestiji hâlâ sürmektedir.

2007: AKP’nin gerici karakterinin ortaya çıkması üzerine kent küçük burjuvazisi Cumhuriyet mitingleriyle ortaya çıkmış, ancak SKP köylü ve yoksul kesimlerden aldığı destekle iktidarını korumuştur.

2013: Bu kez gene AKP diktatörlüğüne ve gericiliğine karşı Taksim Direnişi bütün kentlere yayılmış, haftalarca sürmüş, ancak bu da AKP’yi iktidardan düşürememiştir. O tarihten beri öne çıkan bir meslek yoktu. Kitlelerin mücadelesi bir durgunluk dönemine girmiştir. (1 Mayıs 2020)

Reklam

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


Yukarı Çık