AĞRI DAĞI EFSANESİ: PARAŞÜT AHMET

2 hafta önce
10.554 kez görüntülendi

AĞRI DAĞI EFSANESİ: PARAŞÜT AHMET

Değerli Okuyucular,

“Efsane” kelimesinin iki anlamı vardır:

Birincisini, Türk Dil Kurumu (TDK) şöyle tanımlar: “Eski çağlardan beri söylenegelen, olağanüstü varlıkları ve olayları anlatan hayali hikayelerdir.”

İkincisi, ne gariptir ki günlük konuşmalarda daha çok kullanılır ama TDK bunun tanımını vermez: İkincisi, “Yaşadığı dönemde çok ünlü” anlamına gelir. Örneğin, “Metin Oktay Efsanesi” dediğimizde daha çok ikinci anlama vurgu yaparız. Böylece bu yazıyı fırsat bilerek TDK’ya da bir çağrı yapmış oluyorum.

“Paraşüt Ahmet”, her iki anlamı da içinde barındıran nev-i şahsına münhasır bir “Ağrı Dağı Efsanesidir.”

Paraşüt Ahmet (Ahmet Ertuğrul)

PARAŞÜT AHMET’İN AİLESİ

Geloylu (Gêloî) Aşireti, geniş bir bölgeye yayılmıştır. Osmanlı Devleti-Çarlık Rusya’sı zamanında, Geloylu Aşireti iki imparatorluk sınırları arasında dağılmıştır. O yıllar, Beyazıd Sancağında gittikçe artan nüfusuyla önemli bir Geloylu Aşireti topluluğu vardır.

Paraşüt Ahmet’in Aile Şeceresi

 

Paraşüt Ahmet’in büyük büyük babası, Numan Efendi’nin babası Hoca Yusuf Efendi

Paraşüt Ahmet’in büyük dedesi Hoca Yusuf, Erciş’te din hocası olarak görev yapar. Oğlu Numan Efendi, Erzurum Lisesi’ni bitirir, Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti İstanbul’a gider, Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun olur. Beyazıd Sancağı’na döner, Vali Yardımcısı olarak görev üstlenir.

Numan Efendi sonraki yıllar, Iğdır’ın ilk Geçici Kaymakamı (1920 Kasım), ilk Tapu Müdürü (1924) ve ilk Davavekili (Avukat) (1928) olarak hizmet eder, 1930 sonbaharında bir gece yarısı arkadaşıyla birlikte yürürken, duvar arkasından açılan ateş sonucu kalbine aldığı kurşun yarasıyla olay yerinde vefat eder. Iğdır tarihinde önemli görevler üstlenmiş Numan Efendi’nin mezar yeri maalesef bilinmemektedir.

             

Numan Efendi     Numan Efendi                          Numan Efendi

Paraşüt Ahmet’in babası Mehmet Şefik Ertuğrul 

Paraşüt Ahmet’in babası Şefik Bey ve annesi Feride Hanım (arkada abisi Mehmet Ertuğrul; Bebek ise Paraşüt Ahmet’in oğlu Numan’dır)

İSHAK PAŞA SARAYI

Dünyada birçok saraylar gezdim. Her gördüğümde ruhumu cezbeden ve kendisine hayran bıraktıran iki saray var: İspanya’nın Endülüs bölgesinde yer alan Granada şehrindeki El-Hamra Sarayı ve Doğubayazıt’taki İshak Paşa Sarayı.

El-Hamra Sarayı

İshak Paşa Sarayı

Her ikisi de ruhumda 1001 gece masalları motiflerini uyandırır, beni başka bir dünyaya davet eder. Her ikisi de bir kartal yuvası gibi kayalıklar üzerinde yer alır. Doğal çevreye uyumları, süslemeleri ile her ikisi de bu şöhreti fazlasıyla hak etmişlerdir.

İshak Paşa Sarayı 1784/85 yılında tamamlanır, ancak şanslı değildir. 1840 yılında Ağrı Dağı’nda volkanik patlama yaşanır, deprem olur. İshak Paşa Sarayı, depremden ciddi zarar görür. 20 yıl kadar uzun bir süreliğine terkedilir. Onarılır. Yeniden hizmete açılmışken bu kez 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşında, Rus ordusu İshak Paşa Sarayı’nı kuşatır, top atışına tutar. Saray, daha depremin yıkımından kendini toparlamışken, top mermilerine hedef olur, yarı harabeye dönüşür. Aradan çok zaman geçmez. Birinci Dünya Savaşı patlak verir. Rus ordusu 1914-1917 yılları arasında İshak Paşa Sarayı’nı işgal eder. Saray, bir kez daha zarar görür.

İshak Paşa Sarayı ve eski Bayazıd Sancağı

29 Ekim 1923 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti ilan edilince, İshak Paşa Sarayı hem sivil hem de askeri yönetim merkezi olur. Bu arada, Beyazıd Sancağı’nın ismi “Doğubayazıt” olarak değiştirilir. Kale dibine kurulu olan şehir, İshak Paşa Sarayı’ndan 5 km uzaklıktaki düz araziye taşınır. Yeni evler inşa edilirken, sarayın taşları çalınır, saray bir kez daha zarar görür.

İshak Paşa Sarayı, nihayet devletin çıkardığı kanunla 1937 yılında korumaya alınır. Abdurrahman Bey (Paraşüt Ahmet’in dedesi), 1940 yılında bekçi olarak görev yapar. 1957 yılına kadar 17 yıl süreyle bu görevi devam ettirir.

İshak Paşa Sarayı Giriş Kapısı

(Sağ başta) Paraşüt Ahmet’in büyükbabası ve  o yıllar İshak Paşa Sarayı bekçisi, Numan Efendi’nin kardeşi Abdurrahman Ertuğrul; (sol başta) Paraşüt Ahmet’in amcası Yusuf Ziya Ertuğrul, ortadaki iki kişi Kültür Bakanlığı müfettişleri (1956)

Abdurrahman Bey vefat edince bu kez oğlu Şefik Bey (Paraşüt Ahmet’in babası) yerine geçer. Şefik Bey de 38 yıl boyunca 1995 yılına kadar bu görevde kalır. Vefatına kadar hem sarayın güvenliği ve defter tutma işlerini hem de gişe memurluğu görevini başarıyla devam ettirir.

Şefik Bey, yaz aylarında ailesiyle birlikte kale içinde kalır, kış aylarında da kalenin kapısını kilidi asar, Doğubayazıt’taki evine taşınır. Böylece çocukları, yarım yamalak da olsa ilkokula gitme şansı bulurlar.

VE PARAŞÜT AHMET DÜNYAYA GELİR

Paraşüt Ahmet

Paraşüt Ahmet, 16 Nisan 1971 tarihinde İshak Paşa Sarayı’nda dünyaya gelir. Muhtemelen uzun bir kıştan sonra Şefik Bey’in Doğubayazıt’ı terk edip İshak Paşa Sarayı’na yerleştiği günlerdir.

Paraşüt Ahmet’in çocukluğu, İshak Paşa Sarayı’nda geçer. Gelen turistlere eşlik eder. Yabancı dillere ilgisi artar. Nerdeyse her dili çat-pat konuşur. Heyecanlı ve çalışkan bir çocuktur. Turist kafilelerinin yanından ayrılmaz. Onların konuşmalarında ve sohbetlerinde içinde bulunduğu gerçeklikten uzaklaşır, kendisini bir dünya vatandaşı olarak görür. O gün kararını verir: Evet, bir gün bütün dünyayı dolaşacak ve arkeoloji konusunda herkesin bildiği bir isim olacaktır.

Daha çocuk yaşta, 1982 yılında Doğubayazıt’ın eski Belediye Binasının altında yabancı turistler için bir danışma bürosu açar. Gelen turist kafilelerini, başta İshak Paşa Sarayı olmak üzere Ağrı Dağı ve çevresine götürür.

Bir gün Doğubayazıt’a İtalyan bir turist grubu gelir. Ahmet’in görevi turist kafilesini Ağrı Dağı’na çıkarmaktır. Ahmet; süratli, atik ve çalışkandır. Hareketlidir. Herkesin yardımına koşar. Misafirlerini rahat ettirmek için elinden geleni yapar. İtalyanlar, Doğubayazıt’tan memnun ayrılırlar.

1982 kışında, bir gün, Ahmet, İtalya’dan bir mektup alır. Mektubu merakla açar. Dostları ve tanıdık taksiciler de merakla başına üşüşürler. Mektup şu cümleyle başlar: “Dear Parachute (Sevgili Paraşüt)”

Sevdiği ve saygı duyduğu büyüğü Hacı Çeto Bey, lafa girer: “Vallahi, tam da sana lâyık bir isim!”

O günden sonra Ahmet’in lakabı “Paraşüt Ahmet” olarak hafızalara kazınır. Ve böylece “Paraşüt Ahmet” olarak dünya serüveni de başlamış olur.

Paraşüt Ahmet, Ağrı Dağı’nı adım adım bilmektedir. İshak Paşa Sarayı zaten içinde büyüdüğü evidir. Tarihin kokusu ve Ağrı Dağı’nın cazibesi ruhuna işlemiştir.

Ağrı Dağı’nı ziyarete gelen turistlerin büyük bir çoğunluğu “Nuh’un Gemisi”ni araştırmaktadırlar. Bu fırsatla dünya çapında ün salmış astronot, arkeolog, teolog, jeolog ve bilim insanlarıyla tanışma fırsatı bulur. Artık Paraşüt Ahmet, hepsi için vazgeçilmez bir isimdir.

2001 yılında Doğubayazıt Dağcılık ve Turizmi Geliştirme Kooperatifini hayata geçiren Paraşüt Ahmet, aynı zamanda Doğubayazıt Arama Kurtarma Derneği’nin de (2004) kurucusudur. Her iki derneğin başkanı olan Paraşüt Ahmet, bu yöndeki faaliyetlerini çok yönlü olarak halen devam ettirmektedir.

Çok geçmeden Paraşüt Ahmet, yurt dışı davetleri alır. Üç kez Hong Kong’da düzenlenen sempozyumlara katılır.

Kamuoyunda oluşan duyarlılık nedeniyle 2012 yılında Nuh’un Gemisi’nin Kutsal Kitaplarda tanımlandığı şekliyle birebir kopyası Hong Kong’ta müze olarak halka hizmete açılır. 136 m uzunluğunda, 22 m genişliğindeki gemide 67 çift hayvan figürü de sergilenir. Hong Kong’un ünlü Tsing Ma asma köprüsünün ayak dibinde inşa edilen gezi parkında ayrıca restoran ve otel de bulunuyor.

Paraşüt Ahmet’in ruhunu  verdiği Hong Kong’taki Nuh’un Gemisi müzesi

Hong Kong merkezli Nuh’un Gemisi Gönüllüleri (Noah’s Ark Ministries International) Ağrı Dağı’nda (Oturan sol başta Paraşüt Ahmet)

Paraşüt Ahmet, Ağrı Dağı ve Nuh’un Gemisi’yle ilgili olarak Avrupa’da düzenlenen basın konferanslarına davet edilir, tanıtımlar yapar. Ayrıca 2022 yılında Kültür Bakanlığı’ndan Koleksiyoner Belgesini de alır.

Paraşüt Ahmet, Doğubayazıt’ta “Noah’s Ark Village /Nuh’un Gemisi Köyü”nü hizmete açar. Ayrıca İshak Paşa Sarayı’nın tam karşısında Kültür Bakanlığı’nın yaptırdığı restoranın işletmesini de üzerine alır ve ismini koyar: “Paraşüt Cafe&Restaurant”

Doğubayazıt’ın 17 km dışında kurulan ve Ağrı Dağı manzaralı olan Noah’s Ark Village, iki butik otel, 12 taştan Bungalov ev ve 3 katlı restoran içermektedir.

Doğubayazıt’taki Nuh’un Gemisi Köyü

Paraşüt Ahmet’in son yıllardaki aktivitelerini şöyle özetlemek mümkündür:

  1. Çin’in başkenti Pekin’de Sempozyum
  2. Hollanda’nın Zeist şehrinde Sempozyum
  3. ABD’nin North Caroline eyaletinde Charlotte şehrinde 2 Sempozyum
  4. 2002 Doğubayazıt Uluslararası Nuh’un Gemisi 1. Sempozyumu
  5. 2002 Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te Uluslararası Nuh’un Gemisi 2. Sempozyumu
  6. 2023 Ocak ayında ulusal ve uluslararası üniversitelerin katılımıyla Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde yapılan Sempozyum

Anadolu Medeniyetler Müzesi’nde yapılan Sempozyum

Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ndeki Sempozyuma katılacak misafirler (Soldan sağa Asım Keser, ABD’deki Andrew Üniversitesi Rektörü, Mücahit Özden Hun, Şeval Hun, Andrew Üniversitesi Arkeoloji Bölümünde Profesör Randall Younker, oğlu Jr. Younker ve diğer bir ABD’li araştırmacı)

Paraşüt Ahmet, misafirlerini Ankara Kalesi’ndeki bir lokantada ağırlarken

KADINA ŞİDDETE HAYIR!

Paraşüt Ahmet, etkinliklerini sadece Ağrı Dağı, Nuh’un Gemisi, İshak Paşa Sarayı’yla sınırla tutmaz. Özellikle “Kadına Şiddete Hayır” kampanyasına ön ayak olur. Gerek yurt içi gerekse yurt dışında yaptığı programlarını ücretsiz olarak devam ettirir. Bu duyarlılığından dolayı da Paraşüt Ahmet’i ayrıca kutlarız.

Paraşüt Ahmet (önde) “Kadınlara Şiddete Hayır” yürüyüşünde. (Katılımcıların tamamı kadındır.)

The following two tabs change content below.

Mücahit Özden HUN

Latest posts by Mücahit Özden HUN (see all)

Reklam

Yorumlar

  1. Osman Ünlü dedi ki:

    Çok sıcak bir insan. Onun sayesinde Ağrı Dağı zirvesine çıktım. Hayatımdaki en büyük hayaldi. Kendisine çok teşekkür ederim.

    1. MÜCAHİT ÖZDEN HUN dedi ki:

      Yorumunuz için teşekkür ediyorum Osman Bey. Saygılarımla.

  2. Çiğdem Kaya dedi ki:

    Hayallerimi gerceklestirip gonullumde. Taht kurdunuz tanidikca da ne kadar donanimli olduğunuzu h gor

    Hayallerimi ge. Gerklestirip yuregimde taht kurdunuz.
    Agridagi efsanesini okumustum cocukken ozamandankalma bi şeyleri yasattiniz sagolun minnettarim

    1. MÜCAHİT ÖZDEN HUN dedi ki:

      Rica ederim Çiğdem Hanım. Yazıyı beğenmenize sevindim. Selam ve saygılarımı iletiyorum.

  3. Azad BORAN dedi ki:

    Açıkçası Konunun başlığı Ağrı Dağı efsanesi Ahmet olunca, ben heyecanla okumaya koyuldum çünkü Ağrı ve efsane ikilisini Qaso’nun oğlu Ahmet Kesip ile öğrenmiştim. Ama olsun kaleminize sağlık bir Ahmet’inmizi daha öğrenmiş olduk. Kaleminize sağlık..

    1. MÜCAHİT ÖZDEN HUN dedi ki:

      Teşekkür ederim Azad kardeşim. “Ararat Ararat” kitabımı okudunuz mu? Diğer efsaneden bahsediyor. Selam ve saygılarımla

Yorum Yaz

Yukarı Çık