İŞLEVE TAKILMAMAK

4 ay önce
111 kez görüntülendi

İŞLEVE TAKILMAMAK

23/09/2020

İŞLEVE TAKILMAMAK

Süheyla Karaca Hanönü

Dünyanın en muhteşem sınıfı olsa da yavrularım olmadan ne kadar mutlu olabilirim ki, diyen bir öğretmenimizden bahsedeceğim size.

Türkiye’nin en doğusunda yer alan Iğdır ilimizin Melekli kasabasında sınıf öğretmenliği yapan biri Özkan Oğan. Uzun zamandır eğitim alanında yaptığı farkındalıklarla dikkatimi çeken bir isim. Yaptığı çalışmalara sık sık ulusal basında da yer alarak gururlandırıyor bizleri.

Öyle bir sınıf dizayn etmiş ki insanın çocuk olup o sınıfta yaparak yaşayarak, eğlenerek öğrenesi geliyor. Hiçbir önemli haftayı göz ardı etmeyerek çocuklarda farkındalık oluşturuyor. 5 Haziran dünya çevre günüyse onu öğrencileriyle çevre temizliği yaparken bulursunuz. 14 Mayıs çiftçiler günüyse köylü milletin efendisidir sloganıyla öğrencileriyle sahalara inip tarımla uğraşan ailelerin bağında,bahçesinde, tarlasında eylemsel farkındalık oluşturur. 7-14 Ocak beyaz baston görme engeliler haftasında ellerinde baston, gözleri bantlı şekilde öğrencileriyle sokakta yürüdüklerini görürsünüz. Empati duygusu daha nasıl güzel oluşturulabilir ki? Otizm haftasını, kütüphane haftasını ve daha sayamayacağım birçok haftayı nasıl da farklı etkinliklerle o minik yüreklere oya gibi işliyor. Sık sık basına yansıyan o çocukların kendilerini ifade etme şeklini görseniz verilen emeği anlarsınız. Basında yer alan videolarını izlemenizi tavsiye ederim o sebeple.

Yazarları internet üzerinden minik öğrencileriyle buluşturmayı da ihmal etmez. Pandemi sürecinde de öğrencileriyle bağını koparmaz. Vefa grubunda da yer alan hocamız süreç boyunca çocuklara kitap, gazete götürür okumaları için. Onlarla okuduklarına dair sohbet yapar. Öğrencilerinin buruk bir mezuniyet yaşamasına gönlü razı olmayınca tek tek kapılarını çalıp karnelerini, şekerlerini ve sevgisini emanet eder.Proje çılgını bir eğitimci. Ritim tutan minik eller projesiyle sınıfını birçok enstrümanla donatmış. Kendi öğrenmesini de kesinlikle noktalamayan bir eğitimci. Pandemi sürecinde öğrencilerine öğretebilmek için Güney Afrika’da doğmuş 3000 yıllık tarihi çalgı olan kalimba’da kendini geliştirmiş. Öğrencilerini baş parmak piyanosuyla buluşturacağı günleri iple çekiyor.

Çalışmalarıyla Melekli Şehit Er Aytekin Arslan İlkokuluna Beyaz Eldivenler Projesi uluslararası kalite etiketi ödülünü kazandırmıştır.

Benim onunla ilgili yazmamın asıl sebebine geleceğim şimdi. Hocamız uzaktan eğitim sürecinde yemek masasında ders anlatarak ulusal basında yine yer almıştı.

Sonrasında sayfasında yaptığı şu açıklamayı görünce esef ettim:

“ Yer masasındaki çalışmam teknolojiyi bilmememden değildi. 9 yaşındaki çocuklar için dersi nasıl eğlenceli hale getiririm, kendime nasıl sınıf ortamı oluşturabilirimdi. Ayrıca amacım birilerinin gözüne girmek ya da birileri tarafından beğenilmek de değildi. Her ders öncesinde öğrencilerim evde yazı tahtası olmasına rağmen yer masası açmamı istiyorlardı. Bu demek oluyor ki yaptığım bu çalışma amacına ulaşmıştı. Tüm uzaktan eğitim çalışmalarımda yer masasını kullandım. Sizlere de naçizane tavsiyem küçük çocuklar ufak detaylara çok dikkat ederler. Resmi olmayı değil, eğlenceli olmayı çok severler. Gerek sınıfta gerek uzaktan eğitimde onların seviyesine inmeye çalışalım. Tüm meslektaşlarım fedakârdır, hepinize kolaylıklar dilerim.”

Belli ki birileri yorumlarıyla hocamızın canını sıkmış. Meyve veren ağacı taşlamak değil de nedir bu? Evet, Eba’da akıllı tahta modu da var. Fakat Oğan Bey’in yaptığı yöntemin çocuklara verdiği ne çok mesaj var. Eğitim bilimlerinde İŞLEVE TAKILMAMA durumu diyoruz buna. Çocuk, imkânsızlık dâhilinde yemek masasının sadece yemek yenen bir nesne değil, aynı zamanda yazı tahtasına dönüşebileceğini algılıyor. Hem eğleniyor hem öğreniyor hem de kendileri için çırpınan öğretmenlerinin ilgisini hissediyorlar. Hem bilişsel hem duyuşsal anlamda yaptığı çok anlamlı.

Zor zamanlardan geçiyoruz. Yıllardır kanayan yaramız olan eğitim sistemimiz, uzaktan eğitimle daha da zorlu bir sürece girdi. Görevini layıkıyla yapmanın hazzını yaşamak isteyen eğitimcilerimizin hevesini kırmak kimseye bir fayda sağlamaz. Eğitimcilerimiz bir nesilden sorumludur. O yüzden kendi öğrenmesini asla sonlandırmayıp ne yapmalıyım diye kafa yormalı. Yapanlara da alkış tutmalı.

Bir eğitimci olarak Özkan Oğan öğretmenimizin yaptığı çalışmalardan gurur duyuyor ve umutlanıyorum. Örnek alanı çok olsun.

Reklam

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


Yukarı Çık