HDP İL BAŞKANI AV.HAYDAR MIZRAK’A AÇIK TEESSÜFLER

4 ay önce
4.552 kez görüntülendi

HDP İL BAŞKANI AV.HAYDAR MIZRAK’A AÇIK TEESSÜFLER

08/05/2020

Akay AKTAŞ

 HDP İL BAŞKANI AV.HAYDAR MIZRAK’A AÇIK YAZI

          Iğdır HDP İl Başkanlığı görevini üstlendiğinizde ben Bursa’da idim. Oradan telefonla sizi arayıp kutladım. Başarı dileklerimi sundum.Haberinizi de yaptım. Iğdır’a geldiğimde çayınızı içer ve yüzyüze kutlarım dedim.

          Nezaket ve saygı dolu sözler ile teşekkür ettiniz.

          Mart ayı ortalarında Iğdır’a geldim.Sizi bir kaç kez arayarak ziyarete ve kutlamaya gelmek istediğimi söyledim.Birtakım mazeretler ile geçiştirdiniz.Olabilir. İşiniz yoğun olabilir.Ama böylesi durumlarda en basit incelik, sizin uygun olduğunuz -ki bu çok kısa bir sürede olmalıdır-bir zamanda beni davet etmenizdir.

          Etmediniz.

          Sonra bir kaç açıklama ve haberleriniz internette yayınlandı. Bana gelmediğini, gönderilmediğini üzüntü ve şaşkınlık ile gördüm. Bunun üzerine sizi ısrarla, aynı günde kademeli olarak 5-6 kez aradım.Ne cevap verdiniz ne de dönme nezaketini gösterdiniz.

          Eh dedim içimden.Belki dalgınlığına geldi.

          Ama bakıyorum bu konuda bir ihmal, bir unutkanlık değil, açık ve net bir tavır var.

          Yani bir gazeteci olarak beni görmezden geliyorsunuz.

          Oysa Iğdır’ın en eski ve burada yaşayan tek-tük Sosyalist bilincinde olan benim.

          Her türlü platformda partinizi destekleyen ve haberlerini risk alma pahasına yazan ve yorumlayan benim.

          Sizden önceki bütün parti yöneticileri ile sıkı bir diyalogu olan benim.

          Özellikle Belediye Başkanlığı seçimlerinde pek açık bir biçimde parti ve adaylarına destek veren benim.

          Size karşıda pek lütufkar ve mültefit davrandım.

          Bunların ötesinde merhum babanız,amcanız ve hatta ailece dedeniz ile yakın dostluk bağlarımız vardı.

          Sen de yanlış hatırlamıyorsam öğrencimdin.

          Ve ben sizi entelektüel, birikimli, donanımlı. nazik, saygılı objektif, demokrat ve çağdaş birisi olarak bilirdim.

          Bütün bunlar muvacehesinde bana karşı olan bu tutumunuzu siz neyle açıklayacaksınız.Açıklayacak mısınız.

          Ve ben neye yormalıyım.

Avukat Haydar Mızrak olarak bu tavrı koysaydınız tınmazdım bile.Ama siz ki Iğdır’ın sorunlarını çözme,halkı kucaklama,kardeşlik,birliktelik,barış için yönetme iddiasında olan bir partinin başındasınız.Söylemler ile uygulama arasındaki bu bariz tenakuzu izah edebilir misiniz.

          Takdir sizin olmakla birlikte ben de en derin sitemlerimi sunma hakkına sahibim.

          Bir siyasetçinin tutumu, gazeteciye, ağsakkala, eski tüfek olsa da bir sosyaliste,bir hocanıza ve siyasal olarak size yakın olan bana karşı bu yaklaşımınızı anlamakta zorlanıyor ve esefle karşılıyorum.

          Seni okutan hocanın gözü çıksın diyemiyorum.Zira okutanlardan biri de benim.

          Ve ben bu anlaşılmaz, demokratlıktan, çağdaşlıktan, particilikten uzak yaklaşımınızı ajandama not düşüyor ve sizi alenen takbih ediyorum.

Reklam

Yorumlar

  1. Avatar MUCAHIT OZDEN HUN dedi ki:

    Değerli Hocam
    Haydar Mızrak ile yaşadığınız sıkıntılı durumdan yararlanmak amacıyla bu yazıyı kaleme almıyorum. Bir dostunuz olarak bir gerçekliği hatırlatmak isterim. Daha önce Facebook sayfamda kamuoyuna duyurduğum için burada yazmakta bir sakınca görmüyorum. Haydar Mızrak, kanal paralarımıza el koymuş, büyük çoğunluğunu zimmetine geçirmişti. Ben, Atila Hun ve Selahattin Hun kardeşlerim birlikte dava açtık. Davayı kaybetti. Dosya Yargıtay’a gitti. Yargıtay lehimize karar verdi. Nihayet paramızı alacağız diye Haciz Dairesine gittiğimizde Haydar Mızrak adına tek kuruş mal varlığı olmadığını söylediler. Tüm mal varlığını tanıdıkları üzerine yapmıştı. Bu durumda Haciz kağıdı alarak ve Türkiye Barolar Başkanlığına Başvurarak “Avukatlık” yetkisinin elinden alınmasını sağlayabilirdik. Atila Hun, “Babalarımız dost idi! Yapmayalım!” diyerek karşı durunca biz de abimize saygı duyduk. Biliyorsunuz bir ara Doğuş ve sizin gazetenizde eş zamanlı olarak yazıyordum. Murat Akkuş çok saygısız bir Türkçe ile email gönderek, “Bir daha gazeteme yazı göndermeyiniz” anlamında hiçbir açıklama yapma gereği duymadan köşe yazarlığım son verdi. Bunda kanal paraları için aleyhine davayı ben açtığım için Haydar Mızrak’ın şahsıma karşı taşıdığı intikam duygusunun rol oynadığını biliyordum. Haklıydım. Bir hafta sonra Doğuş Gazetesindeki köşesinde, “”Ali Mirza” Üzerinden Dizayn Faaliyetleri” ismiyle bir makale yayımladı. Beni ajan ilan ederek kendi aklınca PKK’ya hedef gösterdi. Dedem Ali Mirze Bey’in ismini keyfince yazarak dalga geçti. Güya Gêloî aşiretini Azerileştirmek için çaba gösteriyorum iddiasını öne sürerek benimle aşiretim arasına kendi aklınca husumet tohumları ekecekti. Bu yazı üzerine Eş Genel Başkanları Yargıtay Onay yazısını da göndererek zimmete para geçiren bu şahsın görevden alınmasını istedim. Ama daha öncesinde nezaketten Milletvekili Sayın Habip Eksik’i uyardım. Kimseden ses çıkmadı. O yazı halen Doğuş Gazetesinde durmaktadır.
    Şimdi gelelim Haydar Mızrak’ın şahsınıza mesafeli duruşunun nedenine: Çünkü Mücahit Özden Hun sizin köşenizde yazıyor. Eğer beni uzaklaştırırsanız ertesi gün Haydar Mızrak sizi bir “Bozbaş” yemeye davet edecektir. Saygılarımla Mücahit Özden Hun

    1. Akay AKTAŞ Akay AKTAŞ dedi ki:

      1-Bozbaş yiyemeyiz.Zira lokantalar kapalı.
      2-Bir bozbaşa siyaset yapıldığı günler çok geride kaldı.
      3-Midemi satın alabilirler ama ruhumu asla(Biraz Türk filmi repliği gibi oldu ya)
      4-Benim Haydar Mızrak’a sitemim HDP İL Başkanı olması ve beni görmezden gelmesi nedeniyledir.
      5-Çok eskiye dayalı arazi anlaşmazlığı avukat ihtilafınız filan benim konumun dışındadır.Onun açısından da öyle olması gerekir.
      6-Bu saatten sonra hiç bir şeyin önemi yoktur.Selam ve sevgilerimle

      1. Avatar MUCAHIT OZDEN HUN dedi ki:

        Hocam
        Haklısınız şu an bir yandan Karantina bir yandan Ramazan olduğundan Bozbaş mümkün olmayacaktır. Ama Haydar Mızrak kibarca size şöyle diyecektir: “Bir bozbaş borcum olsun!” Bozbaş zamanı geldiğinde davet edilmediğinizi görünce doğal olarak Borcunuzu almak için Haciz dairesine gideceksiniz ve Haydar Mızrak adına tek kuruş mal varlığı olmadığını görüp üzgün bir şekilde oradan ayrılacaksınız.

Yorum Yaz


Yukarı Çık