KULAĞA KÜPE SÖZLER

10 ay önce
210 kez görüntülendi

KULAĞA KÜPE SÖZLER

KULAĞA KÜPE SÖZLER

1 – Çin Atasözü

Kopan bir ipe sımsıkı bir düğüm atarsanız, ipin en sağlam yeri artık bu düğümdür. Ama ipe her dokunuşunuzda canınızı acıtan tek nokta yine o düğümdür…

2 – (Söz Sahibi Bilinmiyor)

Mutlu olmayı yarına bırakmak, karşıya geçmek için nehrin durmasını beklemeye benzer… Nehir asla durmaz…

3 – Edward de Bono

Yarının bugünden daha iyi olacağı ümidiyle yetinmek yerine, hemen bugün yarın uyandığımızda kendimizi önceki günden biraz daha iyi hissetmemizi sağlayacak bir şeyler yapabiliriz.

4 – Voltaire

Uzun bir tartışma her iki tarafında haksız olduğunun delilidir.

5 – Epictetus

Yarın bambaşka bir insan olacağım diyorsun. Niye bu günden başlamıyorsun?

6 – Miguel de Cervantes

Kalem aklın dilidir.

7 – Jean Paul Sartre

İnsanın özgürlüğü, kendisine yapılanlara karşı takındığı tavırda gizlidir.

8 – Jean Baptiste Racine

Başa kakılan bir iyilik daima hakaret yerini tutar.

9 – Goethe

Çiçeğin dikeni var diye üzüleceğimize, dikenin çiçeği var diye sevinelim.

10 – Napoleon Bonaparte

Ayrılık, küçük ihtirasları unutturur, büyükleri kuvvetlendirir.

11 – Don Herold

Hiçbir zaman çıktığın kapıyı hızla çarpma, geri dönmek isteyebilirsin.

12 – Friedrich von Schiller

Sevgi birliğe, bencillik yalnızlığa götürür.

13 – Daniel Defoe

İnsanlar hatalarını mutluyken değil ancak mutsuzken anlar.

14 – Oscar Wilde

Nankör insan, her şeyin fiyatını bilen fakat hiçbir şeyin değerini bilmeyen kimsedir.

15 – Goethe

Aşk, imkansız birçok şeyi mümkün kılar.

16 – Tolstoy

Güzel olan sevgili değildir, sevgili olan güzeldir.

17 – Honore de Balzac

Güzellik, çoğu zaman kusurları gizleyen bir örtüdür.

18 – George Jean Nuthar

Hiç kimse yumrukları sıkılıyken net düşünemez.

19 – Aristoteles

Sözün en güzeli, söyleyenin doğru olarak söylediği, dinleyenin de yararlandığı sözdür.

20 – Leonardo da Vinci

Insan ne kadar büyük ruhlu olursa, aşkı o kadar derin bir şekilde duyar.

21 – Moliere

En çok hoşumuza giden insan kendimize benzettiğimiz insandır.

22 – Ö M A

Hayatta en anlamlı kelime “BİZ”, en anlamsız kelime ise “BEN” dir…

23 – Emile Chartien

Hiçbir şey bir fikirden daha tehlikeli değildir. Eğer o fikir sahip olduğunuz tek fikirse.

24 – Moliere

Yalnız yaptıklarımızdan değil, yapmadıklarımızdan da sorumluyuz.

25 – Anonim

Size ne yapacağınızı söyleyebilirler ama ne düşüneceğinizi asla.

26 – Denis Diderot

Azla mutluluk çokla didişmekten iyidir.

27 – J.J. Ronsein

İnsan düşünmek, inanmak daha da önemlisi sevmek için dünyaya gelmiştir.

28 – Eskhylos

İyi yaşamak değil, yaşamayı iyi bitirmek. İşte gerçek mutluluk budur.

29 – Montaigne

Elin yaptığı herhangi bir şeyi bir başka el yıkabilir.

30 – Charles Buxton

Çok kere en kuvvetli tenkit ses çıkartmamaktır.

31 – William Shakespeare

Korkaklar ecelleri gelmeden birkaç kere ölürler. Cesurlar ölümü bir kere tadarlar.

32 – La Fontaine

Hiçbir zafere çiçekli yollardan gidilmez.

33 – Aristophanes

Ne yaparsan yap. Yengeç yengeçtir. Doğru yürümez…

34 – Marcus Porcius Cato

Aptallar akıllılardan pek az şey öğrenirler. Ama akıllılar aptallardan çok şey öğrenirler.

35 – Campbell

Alışkanlıklar bırakılmazsa zamanla ihtiyaç halini alırlar.

36 – Benjamin Franklin

Bir bugün iki yarına bedeldir…

37 – La Fontaine

Ölü bir imparator olmaktansa yaşayan bir dilenci olmak daha iyidir.

38 – Mary Shelley

Acaip şeyler, acaip düşüncelerden doğar…

39 – Eflatun (Plato)

Konuşma insanın aklını kullanma sanatıdır.

40 – Moliere

İnsan, güldüğü kadar insandır…

41 – Konfüçyüs

Gölgesiz mutluluk olmaz, bak güneşte bile leke var.

42 – Fatih Sultan Mehmet

Yerinde söz söylemesini bilen, özür dilemek zorunda kalmaz.

43 – Moliere

Beni isterseniz dövün, ama bırakın istediğim kadar güleyim.

44 – Victor Hugo

Gecenin en karanlık anı şafak sökmeden az öncedir.

45 – Bechstein

Dostu olmayan insan en yoksul insandır.

46 – Andre Gide

Anı yazmak, ölümün elinden bir şey kurtarmaktır.

47 – Epictetus

Sahip olmadığı şeylere üzülmeyen, sahip olduklarına sevinen insan, akıllı bir insandır.

48 – Albert Einstein

Düşlemek bilmekten daha önemlidir.

49 – William Shakespeare

İyi yada kötü bir şey yoktur. Biz düşüncemiz ile iyi ve kötüyü yaratırız.

50 – Abraham Harold Maslow

Elinde çekiç olan kişi herşeyi çivi olarak görür.

ATA  YOLU

Her 10 Kasım’da Atatürk hakkında yazılar yazılır, konuşmalar yapılır.  Ne kadar yazılsa yeridir; yazılan her sözcük, sarfedilen her söz Atatürk Yolu’na döşenen kaldırım taşlarıdır.  Ulusu uygarlığa ulaştıran bu yolun önüne barikatlar döşendi, demir dikenler örüldü; ulusun sonu uçurumlara açılan sapaklara yönlendirilmesi planlandı.

Tüm bu kumpaslar boşa çıktı.  Çünkü her 10 Kasımlarda yeşeren Atatürk sevgisi, çiçeklenen Atatürk Yolu ulusa kurtuluş yolunu bir kez daha hatırlattı; emperyalizmin ve yerli işbirlikçilerin oyunları her defasında geri tepti.

Atatürk her sahiplenilen önder gibi ulusunun tüm özelliklerini şahsında barındırmış seçkin bir kişiliktir.  Yeri gelir ülkesini savunan gözünü budaktan esirgemeyen mehmetçik olur.  Yeri gelir traktör üstünde “milletin efendisi” çiftçi/köylü olur.  Yeri gelir kara tahta başında “başöğretmen” olur.  Ulus, neyi özlemiş; O’ndan neyi beklemişse gerçekleştirmiş, ülkeyi “muasır medeniyet seviyesinin üzerine” çıkarmak için gereken alt yapıyı inşa etmiştir.

Atatürk’le birlikte Anadolu toprağı, üstünde yaşayanların “vatan”ı olmuştur.  Bu vatana her ırktan, her inançtan Anadolu insanı sahip çıkmış, kanlarıyla suladıkları toprağı artık vatan bilmişlerdir.  Tv programlarında bazı rastlarız, Anadolu’dan zoraki kopartılmış bir Rum’u, bir Yahudi’yi ya da bir Ermeni’yi dinlersiniz.  Onlar,  vatan hasretini göz yaşları içinde öyle bir dile getirirler ki… Dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar, Atatürk Yolu’nda yürümüş bu insanlar için Anadolu, ebedi vatanlarıdır.

Kederde ve kıvançta birlikte olmak, “varlığını ülkesine adamak” Ata Yolu’nun şifreleridir.  Atatürk, ulusuna hizmet yolunda kendisi için hiçbir çıkar beklememiştir.  Ne yapmışsa ülkesi ve halkı için yapmış; neyi var nesi yoksa ulusa bırakmıştır.  Ata Yolu’nun başat ilkesi, vatanın çıkarını kişisel çıkarlardan önde tutmaktır; gerektiğinde Atatürk’ün yaptığı gibi malını, canını ulus uğrunda fedaya hazır olmaktır.

Ayrılık gayrılıkların had safhaya vardığı günleri yaşamaktayız.  Her gurup, her zümre kendi varlığını/çıkarını ön plana almakta; diğerlerini ötekileştirmeye çalışmaktadır.  Üzerinde yaşadığımız toprakların ve bu toprakların zenginliklerinin ulusunher ferdine ait olduğu gerçeği bir kenara konmuştur.  “Milletin efendisi” artık çok uluslu emperyalist şirketlerdir. 

Böylesi karanlık dönemde ulusça bizi kurtuluşa götürecek olan her 10 Kasım’da ışıkları daha bir şavklanan Ata Yolu’dur.  Bu yolu biz ulus olarak daha önceleri on yıllar boyunca yürüdük.  Yolu tanıyoruz; yol üzerindeki bariyerleri, çukurlukları, demir dikenleri kaldırıp, tekrar o yoldan “açık alınla” uygarlığa akın düzenlemek bizim elimizde.  10 Kasım, bu fırsatı bize sunan günler olarak anılmalıdır.

Reklam

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


Yukarı Çık