YAZMA SIKINTISI

1 yıl önce
285 kez görüntülendi

YAZMA SIKINTISI

14/02/2021

YAZMA SIKINTISI

Bir zamanlar yazko vardı, yazarlar kooperatifi, şimdi adını çok duyduklarımızın kimileri oradan geldi, bu imece kuruluştan. Yazko, kitap sahibi olamayanları kitaplı yaptı, dergisiyle okurla yüzleştirdi.

Bizim yaptığımız da ona benzer.

Ortak bir dünya ve sanat görüşüne sahip olan kimi insanlar bir araya geldik, ana sorumluluğu üstlenmeyi göze aldım, gidiyoruz.

Tekelleşen medyanın dayattığıyla başa çıkamayan, reklamını, tüketimini yapamayan, paylaşacak ortam arayan, sesini duyuramayana omuz vermeye çalışıyoruz, karınca kararınca. En iyisi biziz demiyoruz, hele onlarca çalışanı, yazarı, reklam ve dağıtım ağı, ardında paralı amcaları olan dergilerle asla kıyaslamıyoruz …

Biz alçak gönüllü bir feneriz.

Yazko’dan farkımız herkese açığız, sadece üyelerimize değil; yeter ki nitelikli olsun, yeter ki başka insanları ilgilendirsin ve estetik olsun, umut versin. Ayrıca deneyimli kalemlerin öncülüğünde ilk eleştirileri burada alma şansınız var, yani dergi bir okul aynı zamanda. Yapıtınızın niteliğine güveniyor, bir yerlere varmanın, okurunuzu yaratmanın, kendinizi sınamanın yolunun dergilerden geçtiğini düşünüyorsanız gelin, konuğumuz olun. Sürekli yazıyor ve yolarkadaşlıklarından hoşlanıyor, dergilerin yaşamasının gereğine inanıyorsanız maviADAya gelin, birlikte yapalım. Ama lütfen bizden telif istemeyin, abone olmadan ayağınıza dergi beklemeyin. O gücümüz yok, ne matbaamız, ne de kağıt fabrikamız var. Eğer yazınıza telif ödeyen bir yer varsa ve sizi hayra yapılan işler ilgilendirmiyorsa oraya gönderin, seviniriz adınıza.

Gönderdiğiniz yazıdan, yaptığınız katkıdan sonra bize egemen olmaya kalkmayın, lütfen kalender durun, iyiliğiniz bilinecektir, kaygılanmayın.

Bu dergi herkesin, sadece sizin benim değil, yani özgür, bağımsız. Çok başlılıkla, ilkesizlikle, kabaran egoyla yazko’nun sonuna dönmesin sonumuz. Zaten bu ülke dergi mezarlığı …

Yazınızın yanında, istemesek de denk gelebilir neden kötü yazı var, şiir var demeyin. Burası bir okul, iyilerin yanında öğrenmeye çalışanlar, hevesliler de yer alacak, bu kitap değil, hiçbir dergi son aşama değildir.

Orhan Pamuk elli yıllık maddi manevi bir çabayla oldu, bir günde değil. Sizin de ilk yazılarınız iyi değildi, benimkiler de… O halde yenilere el verin, onlara gülümseyin, çünkü yarın bizi geçen yol arkadaşımız olabilir, utanırız. Ayrıca burası bir paylaşım sofrası, moral bulmak isteyen, anlatmak isteyen de yer alabilir. Sizin yanınızda yer alırsa ve severse yazdığınızı okurunuz olacaktır, yani birkaç kitabınız daha satılacaktır, az şey mi? Kör sağırı ağırlasın istemiyoruz değil mi?

***

Bu sayımızın DOSYA konusu YAZMA SIKINTISI…

Dünya edebiyatının has devi Cengiz Aytmatov öldü. Toprak Ana, Cemile, Öğretmen Duyşen, Gülsarı’nın büyüleyici yazarı son zamanlarda ülkemizde, solbakışın atgözlüğüne bir örnek olarak terkedilmiş, başka grupların ÜÇ GÜNLÜK ÖMRÜ OLAN SİYASETLERİN malzemesi olmuştu. Yaşarken evrensel olmayı başarmış uluslarüstü bir yazar Türkiye’nin ucuz siyasetine malzeme oluyordu.

Dergimiz eleştirilere hiç aldırmadan Cengiz AYTMATOV‘u 3. sayımızda kendisinin, Türk, Kırgız ve Rus yazarların da katıldığı bir dosya yapmıştı.

Aytmatov’unki gibi ölüm hepimize umut olsun.

***

Unutalım şimdi zemheriyi… Masal gibi bir yaz bizi bekliyor, öldüren kene varsa bile, bu kez su da var,

mutlu olsun!

Şenol YAZICI

The following two tabs change content below.
Reklam

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Yukarı Çık