UMUT ETMEK, UMUTLA YAŞAMAK

5 ay önce
234 kez görüntülendi

UMUT ETMEK, UMUTLA YAŞAMAK

06/12/2020

UMUT ETMEK, UMUTLA YAŞAMAK

Efgan Ötgün

 Türkiye İstatistik Kurumu 3. çeyrek büyüme rakamlarına ilişkin verileri açıkladı. Türkiye ekonomisi 3. çeyrekte yüzde 6.7 oranında büyüdü. GSYH 2020 yılı üçüncü çeyrek ilk tahmini; zincirlenmiş hacim endeksi olarak, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %6,7 arttı.

“Türkiye İstatistik Kurumu, gazeteler gibi devlet istediğinde, her şeyi büyütebiliyormuş!”

Her biri birer sanayii devi olan, ekonomisi güçlü, çok gelişmiş ülkeler bile, pandemi döneminde zor anlar yaşarken, bizim ülkemizin iktidar partisi; pandemi döneminin sancılarıyla ağır bir şekilde boğuşmanın yanı sıra, istihdam ve üretimin düştüğü 2020 yılı 3. Çeyreğinde %6.7 oranında büyüdüğünü söylüyor.

Var sayalım ki söylemler doğrudur ve %6.7 oranında bir büyüme var. Hatta varsayalım ki, 156 Ülke, 9’da Uluslararası kuruluşa yardım ettiniz.

Siz 83 milyonun ödediği vergiyi 156 ülke ve 9 uluslararası kuruluşa niçin ve hangi amaçla yaptınız?

Bu ülkenin insanlarından daha fakir oldukları için mi? Yoksa itibarlı olduğunuzu göstermek için mi?

Tabii ki, sizin nezdinizde her ikisi de haklı gerekçe olabilir. Ama bu ülkenin insanı açken, üstelik de kendi ödediği vergileri sırf itibar kazanmak için kaldırıp başka ülke ve kuruluşlara vermeye literatürde, itibar kazanma değil, bilakis “ayranı yok içmeye, taht-ı revan ile gider mıçmaya!” denir.

18 Yıl boyunca bugün söylediğinizi, yarın tekzip etme gereği duydunuz. Hep umut vaat edip, hüsran dağıttınız. Halk açken tefekkür etmelerini isteyip, umut tacirliğine soyundunuz. Yine ütopik bir söylemle vatandaşı umutlandırdınız.

Umutlandırdınız, çünkü büyüme demek, istihdam demektir. İstihdam demek, üretim demektir. Üretim ise, bolluk bereket, enflasyonun düşmesi, dolayısıyla huzur ve refah payının artması demektir!

Oysa biz vatandaşlar olarak, cebimize yansıyan, bir şey olmadığı gibi, hane halkının refah payı yükselmedi! Bahsettiğiniz büyüme, çarşıya pazara yansımadı. Ve vatandaş bir kere daha, sadece umut etmekle yetindi!

Teşbihte hata olmaz düşüncesiyle, sizin büyümemizi gazetelerin olayları büyümesine benzetiyor, karı koca arasında geçen bir diyaloğu sizlerle paylaşmak istiyorum. Böylece büyümenin nasıl bir büyüme olduğunu buruk da olsa, tebessüm ederek okuyalım.

Olay şöyle gelişmektedir.

Karı koca her sabah olduğu gibi bu sabah kahvaltısında da ellerinde gazete, bir yandan kahvaltı yapıyor, bir yandan da, gündemi takip etmek için ellerindeki gazeteye göz gezdiriyorlardı.

Her vesilede yalan haberlere isyan etmiş olan kadın, bugünkü abartılı bir habere daha isyan ederek, kocasına dönerek a aaa bu kadarına da pes!

-Koca- ne oldu yine?

Kadın- ne olacak bu gazeteler her şeyi büyütüyor. Hem de abartılı bir biçimde.

Koca- her şeyi mi büyütüyor?

Kadın- evet her seyi. Beni lafa tutma etrafı toplayıp komşuya kahve içmeye gideceğim.

Koca- bir heyecanla, madem öyle, geç kalma. Sen çık. Ben toplar bulaşıkları da yıkarım.

Kadın- bu duruma şaşırır anlam veremez. Peki öyleyse der, komşuya kahve içmeye çıkar. İki lafın belini kırdıktan sonra, komşu-dur kahvemizi de yapayım öyle devam ederiz der ve mutfağa gider.

Kadın o esnada, komşu ben de telefonumu evde unuttum. Hemen alıp geliyorum. Der. Telefonu almak için eve döner.

Kapıyı açıp içeri girdiğinde, bulaşıkların yıkanmadığını etrafın ise, toplanmadığını görür. Salona girdiğinde, kocasının kanepeye uzanıp, üstüne de gazete sayfalarını örttüğünü görür. Bunun üzerine,

-Ne yapıyorsun bey, bu ne hal?

Koca- hanım sen demedin mi gazeteler her şeyi büyütüyor diye?

Kadın- sinirlenerek gazeteleri adamın üstünden alayım derken, adamın çıplak olduğunu görür. Tuuuh Allah belanı versin. Gazeteler her şeyi büyütüyor dediysem, onu da büyütüyor demedim ya.

Koca- ne bileyim, bir an umut etmiştim büyür diye.

Umut etmek güzeldir. Lakin her denilene inanmak kötü!  

Reklam

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


Yukarı Çık