ORDUYA VE PAŞALARA, HAKARETİN DİK ALASI

4 ay önce
126 kez görüntülendi

ORDUYA VE PAŞALARA, HAKARETİN DİK ALASI

22/12/2020

ORDUYA VE PAŞALARA, HAKARETİN DİK ALASI

Yazacaklarım, Milletvekili Ali Mahir Başarır’ı tasvip ettiğim anlamına gelmesin! Lakin medyada işlenen emsal suçlar için, birilerini ödüllendirip, başka birilerini cezalandırmak, ne gazetecilik etiğiyle bağdaşır, ne de siyasi ahlakla.

Baştan belirteyim. Ben, ne ücret karşılığı bir yerlere yazıyorum, ne de siyasi kimliğim var. Dolayısıyla sıradan bir vatandaş olarak, siyasi gelişmeleri, ekranlardan bizlere yansıdığı kadarıyla görüp, gelecek seçimler için nasıl bir tavır alacağımızı, hangi partiye oy verecegimizi, gördüklerimiz ve duyduklarımız üzerinden kararlastırıyoruz.

Birileri de Türk’e ve Türk’ün milli değerlerine hakaret ettiğinde, sayın Cumhurbaşkanının dediği gibi, “haksızlığa karşı dilsiz şeytan olmuyoruz!

Evet kasdı aşan, hatta hadsizce Türk ordusuna hakaret edilmiştir! Ve bu hakaret ilk defa da yapılmıyor!

Nasıl mı ilk defa yapılmıyor? Tabii ki, güzide ordumuzun, emsalsiz paşalarına “eşek” diyen gazeteci müsveddesinden bahsediyorum. Yazının devamını okuduğunuzda kimin hakaret ettiğini göreceksiniz!

Kim bu herifi paşalara “eşek” dediği için kınadı?
Kim güzide ordumuzu aşağılayamazsın, “eşek” diyemezsin dedi?
Kim, o apoletler senin düğününde yakana takılan çeyrek altınlar değil dedi?
Kim, o apoletler sofrandaki beş para etmez çatal bıçak takımı değil dedi?

Kimse!

Ne savunma bakanı, ne Genel Kurmay Başkanı, ne siyasetçi, ne de tartışmanın yapıldığı televizyon kanalındaki moderatör. Yani hiç kimse tepki göstermedi!

Peki tepki gösterilmemesinin nedeni neydi? Doğruyu söylüyor olması mı? Hayır.
Vakti zamanında Fetö serefsizini yere göğe sığdıramayan Akit gazetesi haber müdürünün vatanseverliği mi?
Hayır.

Öyleyse tepki gösterilmesine sebep neydi?

Ben söyleyeyim!

“Erdoğan’ın Arkasında Eşek Gibi Saf Tutacaklar!” Demiş olmasıydı! Çünkü bu cümle şeytanca bir düşünceyle kurulmuştu! Çünkü sayın Erdoğan’a yaranmak ve Erdoğan’ı yüceltmek ve böylece orduyu aşağılamak için kurulmuştu!

Aynı söylemi, sayın Erdoğan’ın adını zikretmeden, Cumhuriyet gazetesi yazarları kullanmış olsaydı, Tank palet fabrikasının satıldığını söylemek isterken, tartışma heyecanıyla yada dil sürçmesiyle “Türk ordusunu sattınız.” Diyen sayın Ali Mahir’in karşılaştığı tepkiden farklı bir tepki karşılaşmaya aktı!

Gelin şimdi hangi söylem güzide Türk ordusunu çok daha fazla aşağıladığını ve rencide ettiğini birlikte görelim.

Ali mahir bey Türk ordusunu sattınız derken bile, Türk ordusunu sahiplenme güdüsü vardır ve bu güdü ile isyan etmektedir.

Oysa, vakti zamanında Fetö’nün sözcülüğünü yapan Akit ve haber müdürü, sayın Ali mahir bey gibi değil, direk türk ordusunun kahraman paşalarını hedef almaktadır!

Alın size hakaretin dik alası!

Akit Haber Müdürü: “Omzu Çatal Bıçak Seti Apoletli Generalleriniz Erdoğan’ın Arkasında Eşek Gibi Saf Tutacaklar!”

Bu söylemi değil Akit gazetesi haber müdürü, babam dahi demiş olsa, şeref yoksunu, haysiyet, onur yoksunu sayarım!

Bizler elimizdeki kalemlerimiz kadar dik durmalı, yazdıklarımızı doğru yazmalıyız!

Adalet istiyorsak adaletli olmalıyız!
Milli diyorsak milli değerlere sahip çıkmalıyız!
Türk’üm diyorsak Türk gibi olmalıyız! Hele hele gazeteciyiz diyorsak, yanlı, çifte standartlı davranamamalıyız! Toplum önünde konuştuklarımızı iki kere düşündükten sonra dile getirmeliyiz.

Bu yüzden hep söylerim. Bu ülkenin gerçek demokrasiye erişmesi için; Yargı mensupları, öğretmenler, hekimler ve gazetecilik mesleğini icra edenler tarafsız olmalıdır, adil olmalıdır! Ama olmuyor, olamiyoruz! Çünkü birçoğumuz, ya adil olamıyoruz, ya da milli olamiyoruz!

Unutmayalım ki, siyaset ve siyasetçinin ömrü, azami yaşamı kadardır. Günü geldiğinde miadını doldurur ve çeker gider. Ama vatan ve o vatanı koruyan ordu ebedidir! Bu yüzden edepsizleşmenin hiç mi hiç gereği yoktur! Ordu ve o ordunun mehmetçiğinden paşasına kadar Türküm diyebilenlerin baştacıdır!

Reklam

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


Yukarı Çık