KÖLELİĞİN ÇAĞ İLE UYUMSUZLUĞU

1 ay önce
79 kez görüntülendi

KÖLELİĞİN ÇAĞ İLE UYUMSUZLUĞU

06/05/2021

KÖLELİĞİN ÇAĞ İLE UYUMSUZLUĞU

Köleliği, 100 yıl önce, gemilerle Afrika kıtasından, Avrupa’ya ve Amerika kıtasına taşınan siyahiler olarak biliriz.

Ya da köle pazarlarında zincire vurulmuş insanları kese kese altınlarla takas edildiğini saniyoruz.

Oysa kölelik ve köleliğin bir kısmı 100 yıl önce olduğu gibi geleneksel yöntemlerle sağlandığı gibi, diğer bir kısmı da, çağımıza uyarlanmış birçok köle olma veya köle edinme yöntemini görmek mümkündür.

Ancak her türlü kölelik, ister 100 yıl öncesi olduğu gibi olsun, ister ise, çağımızda. Kölelik, insanlık ve insanlık haysiyet, onur ve özgürlük kavrlarından uzak, insan haklarının ihlali anlamına gelir!

100 yıl öncesi kölelik, savaş ganimetleri arasında sayılmakla birlikte, güçlü olan devletlerin güçsüz olan devletten elde ettiği kısmı esirler olurdu. Bu da yüzlerle ifade edilen bir orandı.

Günümüzde ise, güçsüz olan devletler, topyekûn güçlü olan devletlerin esareti altına girmektedirler.

Bu esaret güçlü olan devletlerin, ya akıl oyunları ile, veya silah gücü ile sağlanmaktadır.

Yani 100 yıl önceki kölelikle, günümüz köleliğini mukayese ettiğimizde, 100 yıl önceki köleliğin günümüz köleligine nazaran çok daha onurlu olduğunu görürüz. Çünkü 100 yıl önce esir olan insanlar, son haddeye kadar savaşır, mücadele eder, nihayetinde gücü tükenmiş olarak esir düşerlerdi. Oysa günümüzde hem ekonomik anlamda, hem de silahlanma anlamında güçlü olan birçok devlet gönüllü olarak başka bir devlete köle olmayı antlaşmalarla kabul etmiştirler.

Bu durumu en güzel tanımlayan devletler ise, Suudi Arabistan’ın İsrail’e yada ABD’ye köleliği gibi.
Dolayısıyla bu durumu, 100 yıl öncesiyle mukayese ettiğimizde, çağımız ile tamamen uyumsuz bir kölelik anlayışı ortaya çıkmış olur ki buna “gönüllü kölelik yada gönüllü esaret demek mümkündür.

Efkan ÖTGÜN

Aşağıdaki iki sekme aşağıdaki içeriği değiştirir.

Efkan Ötgün

Reklam

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


Yukarı Çık