İKİ KÜLTÜR ARASINDAKİ ASIRLIK FARK!

3 ay önce
114 kez görüntülendi

İKİ KÜLTÜR ARASINDAKİ ASIRLIK FARK!

31/01/2021

İKİ KÜLTÜR ARASINDAKİ ASIRLIK FARK!

Almanya’da yım.
İki emekli alman vatandaş, Fort arabalarının fren balatasından çıkan ses, nasıl giderilir tartışması yapıyorlar.

Yıllar sonra Türkiye Balikesir’deyim. İki emekli insan tartışıyor. Tartışmayı anlatınca konuyu anlayacaksınız.

Birisi, sol elini yumruk yapmış, sağ eliyle şaplak vurarak; “nasıl geberttim! Diyor.

Diğeri ise; “bana da çift okey gelseydi, gösterirdim!” Diye cevap veriyordu!

Bugüne geldiğimizde, Türk televizyonlarında, özellikle CNN, Habertürk ve Halk TV ekranlarında hâlâ benzeri tartışmalar yapılmakta ve bu tartışmalar her gün beyinlerimize tecavüz edercesine evlerimize kadar yansıyor. Çocuklarımızda yaratılan travma, yıllar sonrasına sirayet ederek, gelecek nesillerde de, benzeri tartışmaların yapılacağının işaretini veriyor!

Peki tartışmaların konusu ne? Tartışnalar kim?

Tartışılan konu; Tayyip Erdoğan mı daha iyi küfretti? Kılıçtaroğlu mu daha iyi kufretti?

Tartışanlar ise; prof. Ünvanlı, prof Dr. Ünvanlı, Doç. Yada Dr. Ünvanlı insanlar ve en düşüğü binbaşı ünvanlı kişilerle, emekli büyükelçilerdir!

Bu örnek olaylardan benim çıkardığım şu; Avrupa’dan 100 yıl geride olduğumuzu söylerler. Lakin ben bu söyleme katılmam. Avrupa ile Türkiye arasındaki gelişmişlik farkı 250 yıldır! Ki bu gelişmişlik, ekonomi ve teknoloji anlamında da değil. Fikri gelişmişlik. Dolayısıyla fikri gelişmişlik, beraberinde, demokrasiyi, ekonomiyi, teknolojiyi ve hatta mutluluğu beraberinde getirir!

Kısır döngülü, sinkaflı, topluma, kültüre, ekonomi ve tekniğe dair hiçbir katma değeri olmayan bu tartışmalarla, Türkiye Cumhuriyeti Avrupa’yla arasındaki mesafeyi kapatma bir yana dursun, bu mesafe, istemsiz ve bilinçsiz bir şekilde daha da açılacaktır!

GÖRDÜM

arılar gördüm çiçekten bihaber
bal gördüm arısız
sanki baldıran
kor alev tüten ateşler bile dumansız

sahi köy
bu köy
bu evler diğerlerinden farklı
yolsuz
yordamsız
bacasız evler

çocuklar gördüm

sefil
perişan
donsuz tumansız
yanaklarında iyot izi
catlamış dudakları
sıcacık yürekleri

bir dokundum
bin ah işittim zamansız

ve uğradım başka bir şehre
gökdelenler
saraylar gördüm
içi boş
dumanı tüten
bacalı evler
evlerde buz gibi yürekler
liderler
gözleri kör
kulakları sağır
ve dilsiz

döndüm
insanlığımı sorguladım

utandım
içime kapandım

Reklam

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


Yukarı Çık