IĞDIR MUTFAĞI YOKTUR BOZBAŞ-OMACAŞI FİLANDA IĞDIR YEMEĞİ DEĞİLDİR

2 ay önce
270 kez görüntülendi

IĞDIR MUTFAĞI YOKTUR BOZBAŞ-OMACAŞI FİLANDA IĞDIR YEMEĞİ DEĞİLDİR

18/02/2021

IĞDIR MUTFAĞI YOKTUR BOZBAŞ-OMACAŞI FİLANDA IĞDIR YEMEĞİ DEĞİLDİR

                Zaman zaman arkadaşlar paylaşımlarda bulunurlar.Iğdır’ın bozbaşı şöyle,yok umacaşı böyle,tandır ekmeği daha da şöyle diye, basit, ucuz,kolay ve tamamen köye- köylüye özgü yemekleri kutsarlar.

            Bozbaş yemeği en yalın en kolay yapılan bir yemektir.Et,nohut.Bu kadardır.Omacışa da aynıdır.Basittir.Köy yemeğidir.Hiçbir özelliği de yoktur.

            Peki arkadaşlar niçin bunu böyle kutsarlar.İki sebepten olsa gerek.

            Birincisi analarının baş yemeğidir.Bir özlem, rostaljik bir hayal olarak belirtme ihtiycıdır.İkincisi ise, dünya mutfağının, Karaciğer Fajita-Gulaş Çorbası-Kokoşka-Tavuklu Taco-Yeşil Başlı Ördek Pastilla-Bulgogi-Pizza –Tortilla- Marine Biftek yemeklerinden bihaber oldukları ve hatta atalarımızın saraylarında pişen Hünkar Beğendi-İçli Köfte-Ciğer Tava-Kavun Dolması-Vişneli Yaprak Sarma-Bıldırcın oturtma… gibi yemekleri ise tatmamış olduklarındandır.

            Kalite yemekler, zahmet ister, masraf ister.Bilgi, kültür ister. Pişirebilmek, yapabilmek için beceri ister.

            Iğdır gibi, daha düne kadar köy statüsünde olan ve bu gün dahi o köylülükten kurtulamamış, nüfus ve bina itibariyle sayısı artmış bir yerin, ne özgün ne de kaliteli bir mutfağı olur.Antep, Adana kebabı, dersinde Iğdır kebabı diyemezsin.Yoktur çünkü.

            Bitlis ve Siirt’in Büryan kebabı gibi, meşhur ve leziz bir kebabımız var mıdır.Ya da Diyarbakır Ciğeri.Kırmızı şaraba yatırılmış mantarlı antrikot tavayı yapma ve yeme şansınız var mıdır?Karidesli pilav,midye dolmasını Iğdırda kim ya da kaç kişi yapabilir.

            Varsa yoksa bozbaş.Eti nohutu belli oranda koy kazana pişir.Ahh bozbaş diye de yalan dur.Pöh.

            Aylarca yemesem aklıma gelmez.Fakat Bursa’da yediğim 3 ay marine edilmiş bifteğin tadı hala damağımda.Gelinimin selçukta yaptığı karidesli pilav ve rakı-roka menüsü özlenilmez mi.Antalyada bir restoranda rakıya meze olarak sunulan ıstakoz bacağı hala ağzımı sulandırır.

            Bol baharatlı Gulaş çorbasını,Suşiyi,Tavuklu Taco’yu sayamıyorum bile.

            Bizim dağılıların en büyük tatlısı, geysafa(kaysısafa), kurutulmuş kaysının yağda pişmişi değil midir?Ya da un helvası.Köylüde en bol olan yağ ve undan yapılan pek basit bir tatlıdır.Bir antep baklavasının yerini verir mi.

            Vazgeçtik dünya mutfağının, Türk Mutafının seçmelerinden.Süt ile yapılmış, kişnişli pilavı, kaç Iğdırlı, kaç defa yemiştir.

            Türkiye’den haberi olmayanlar için Iğdır Türkiye’ye kaysı satıyor gelir.Oysa Iğdır’ın yıllık kaysı üretimi 15-20 bin tondur.Elazığı’ın 70 bin, Antalya Mut 100 bin Malatya ise 450-500 bin ton kaysı üretir.Ama bizimkiler hala Iğdır’ı dünyanın merkezi olarak görürler.

            Ama tamamen Iğdır’a özgü bir markadan söz edemezler.Yoktur çünkü.

            En namlı reçelimiz patlıcan reçeli değil midir.Girin google patlıcan reçeli tarifleri diye sorgulayınız önünüze kırk çeşit tarif gelir.Ama bizimkiler sanır ki patlıcann reçeli Iğdır’a özgüdür.

            Bu yanılmalar Iğdır’ın etrafındaki şehirlerin yüksek ve soğuk olmalarının getirdiği farklılıktan da kaynaklanmaktadır.Ağrı, Erzurum, Kars’ta patlıcan reçeli yapılamaz ki.Ama onların et süt…gibi ürünleri dünyaca meşhur değil midir?

            Bundan 100 sene önce Iğdır 3 bin nüfuslu bir köydür.Ama 500 sene, bin sene önce, Kars,Erzurum,Tebriz,Revan vardı.Konya,Bursa vardı.

            Dolayısıyla oraların köklü gelenekleri vardır.Iğdır’ı onlarla kıyaslamak abestir.

            Iğdır yerine Azeri Türklerinin gelenekleri,yemekleri,müziği sanatı filan derseniz olur.Revan,Tebriz,Bakü Azeri Türklerinin kadim şehirleridir.Kültür merkezleridir.

            Bunu bilirsek yorumlarımız ve bakış açımızda sağlıklı olur.

Reklam

Yorumlar

  1. Avatar asım keser dedi ki:

    Hocam, bir kere daha Bozbaş ve Omacaşı üzerinden yerel hamasetin menbaına dair içerden bir okuma ile ve evrensel gastronomik kabullerle Kitap tan hem de Kitabın ortasından hayli yerinde bir değerlendirme yapmışsınız. Gönlünze sağlık,kaleminize kelamınıza bereket..Doğrusu, idirmava kahve kültürünün yerleşik ezberlerine, yek diğerine güzelleme ile günü tamamlayan canların nefsine biraz ağır gelecek. Zira Dünyanın ığdır ın etrafında döndüğüne ve sabahtan akşama dek geçmişe güzelleme yaparak güne revan olanlara burası çeltik tarlaları, umarsız devasız sıtma ölümleri, fukaralık ile cebelleşen alelade mütevazı bir kasaba iken Revan Tebriz Bakü Bayezid vardı. Bu gördüğünüz bağlar bahçeler de o hazin Muhacerattan gelen ‘O Taylı’ mektep medrese umur şehir görmüş Ağa/ Bey/ Mir lerin eseri.Antropolojinin kaydettiği üzre Kasaba, her dem kasaba idi..Bugün halai yurdun en kirli havası, içilmez suyu, kaç katlı ama dış cephesi sıvasız merdivensiz korkuluklarıyla ev denen gecekondumsu yükseltileri, mala cana karşı işlenen suç oranları ve dahasıyla gelişmiş müreffeh(!) kentimiz elbette Bozbaşla Omacaşıyla yadedilip kutsanacaktı, Ne de olsa yaşanan günün cevri cefasında,kahru kasavetinde… geleceğin bilinmez belirsizliğinde sıkışan faniler; ‘İki el bir baş içindir .Davran el de baş da senindir’ diyerek yaşadıkları şehri asgari şehircilik ilkelerine ve günün gereklerine göre inşa ihya edeceklerine,,,yurdum kişi başına düşen kahve sayısı ve bu kahvelerin müdavimi beynava /belengaz Hemşehrilerim, niyeyse çayın keyfinde geçmişin sükunetine sığınıp, Kutsalı hep geçmişte arayacaktı, Hocam..

    selam hürmetle….

    1. Akay AKTAŞ Akay AKTAŞ dedi ki:

      Çok ama çok yerinde tespitlerin ve tamamlayıcı olan açıklamaların için candan teşekkürler.

Yorum Yaz


Yukarı Çık