HER HALK HAREKETİ DEVRİM DEĞİLDİR

1 yıl önce
239 kez görüntülendi

HER HALK HAREKETİ DEVRİM DEĞİLDİR

HER HALK HAREKETİ DEVRİM DEĞİLDİR

 

Haftaya Bakış Gazetesi   17/04/2004

Güncelleme: 24/08/2021

 

Devrim kelimesini diyalektik materyalizm-sol literatüre göre kullanıyorum. İhtilal veya revolution karşılığı olarak yani.

Devrim var olan siyasal düzenin, zor kullanılarak yıkılıp, yerine daha üst bir siyasal ekonomik ve yaşam biçiminin konulmasıdır.

Sosyalist analizde ilkel komünal toplum, köleci toplum, burjuva toplumu, sosyalist toplum ve son aşama olarak da komünist toplum öngörülür. Ve bütün bunlar sarmal bir biçimde aşağıdan yukarıya ve genişleyerektir. İlkel komünal toplum ile komünist toplum kimi noktalarda benzerlik gösterseler bile üretim ilişkileri ve insani açıdan kuşkusuz bir ve eşdeğer olamaz.

Bu kısa saptamadan sonra böyle bir yazıyı neden yazma gereğini duydum.

Bir arkadaşla konuşuyordum. Kutsal Roma İmparatorluğunda kölelerin başı olarak, isyan çıkaran Spartaküs’ü devrimci olarak nitelemesine karşı çıktım ve devrim açısından, toplumun dinamikleri açısından Spartaküs sadece bir isyancıdır. Ve devrimci olarak değerlendirilemez dememe itiraz etti de ondan.

Sosyalist değerlendirme açısından köleci toplum düzeni, ilkel komünal topluma göre daha ileri bir üretim yaşam biçimini barındırır. Dolayısıyla Spartaküs’ün yaptığı, toplumu daha üst bir yaşam biçimine götürmek değil, tersine ilkel toplumu geri dönüştürür ki bu açıdan devrimci değil asidir.

Bunu çağımızdan daha yakın örneklerle açıklayayım.31 Mart vakasında isyancılar halk çocukları idiler. Ama isyan özünde gerici idi. Şeyh Sait İsyanı temelde halk unsurlarını barındırsa bile hareket özünde ve dayandığı fikirler açısından bir mürteci hareketidir.

Salvador Allende’sini yıkan yalnızca General Pinochet değildi. O’nunda halk desteği vardı. Ama hareket gerici idi. Hitler’de halk yığınlarının desteğiyle iktidara geldi. Ama devrimci değildi.

Daha yakın tarihe gelelim. Komşumuz İran’da Humeyni hareketi

tam anlamıyla halk desteği ile oldu. Şimdi biz buna devrimci bir hareket diyebilir miyiz?  İhtilal deriz ama sosyalist açıdan üretim ilişkileri açısından değil. Çünkü İran’da üretim araçları sahip değiştirmedi. Tersine sahipleri daha güçlendiler. Değişen ne oldu İran’da. Üstyapı dediğimiz hukuk, eğitim, din gibi konular farklı bir biçimde yorumlandı o kadar.

         Afganistan’da olanlar bunun tipik bir örneği değil midir? Hikmettin Gulbetyar ve Taliban hareketi halk hareketi sayılsa bile özünde son derece ilkel ve gerici bir iktidar değil midir?

         Gelin Irak’a. Irak halkının işgalci güçlere karşı mücadele etmeleri bir kurtuluş-özgürlük mücadelesi olsa bile sosyalist bir hareket midir? Sadr iktidarı ele geçirse halka vereceği sadece cennet vaadi ve intihar eylemciliğinden başka bir şey değildir

         Oysa siyasal bir hareketin devrim olabilmesi için üretim araçlarının, fabrikaların, toprağın atölyelerin sahiplerinin değişmesi ve geçmişe oranla daha iyi daha ileri hem niteliksel olarak daha ileri olması gerekir. Ve bu ilerleme, sıçrama halinde olacak. Üretimde dolayısıyla tüketimde de bir patlama olacak. Yığınlar refaha oluşacak ve daha mutlu daha özgür v e daha insanca yaşayacak.

         Ne Spartaküs böyle oldu.Ne Hitler ne Humeyni.Ve zaten kimse de bunlara devrimci filan demiyor.Ama sadece düzene başkaldırdılar diye bunlara hayranlık duyup paye verilecekse onu bilemem.Ama sosyalist anlamda değil şüphesiz.

         Asıl olan hareketi kimin yaptığı değil, hangi sınıfın çıkarlarına hizmet etiğidir.

         Ama Ulu Önder ATATÜRK tam bir devrimci idi. Toprağın sahibini değiştirmiştir. Üretene köylüye gereken değeri vererek onları özgürleştirmiştir. Bunun yeterli olamayacağını bildiği için İş Bankası marifetiyle ve devlet desteği ile sanayileşmeye çalışmıştır.

         Ve bütün üstyapı kurumlarını, alfabeden hukuka, siyasetten ekonomiye kadar her şeyi değiştirmiştir. Yerine daha çağdaş daha ileri ve güzellerini koymuştur. Bu nedenle ölümsüzdür. Bu nedenle büyüktür. Bu nedenle dünyadaki öncülleri ardılları da tarihin çöplüğüne atılırken o yüzyıllarla damgasını vurmuş biri olarak gönüllerde ve tarihin altın sayfalarında yerini almaya devam ediyor.

         Büyüklük ve ÖLMEZLİK budur.

The following two tabs change content below.
Reklam

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Yukarı Çık