FANTEZİ

1 yıl önce
521 kez görüntülendi

FANTEZİ

FANTEZİ

Çağdaş  03/07/1997 Güncelleme: 01/07/2021

Ara sıra başıma gelir. Zaman v e mekan kavramını yitiririm. Kendi dünyamda alabildiğine özgür, bağımsız, pervasız yaşarım. Sevgi , coşku dolu. Yarattığım evren benimdir. Günahıyla sevabıyla. Bütün antagonist çelişkileriyle, zıtlıklarıyla. Yabancı, anlamsız absürd olsa bile.

            Demirel caddesinde yürüyorum Hayret. Bu cadde o cadde değil. Çok geniş. Çift şerit ve bulvarlı bir cadde. Acaba yanılıyor muyum diyorum. Binalara bakıyorum. Hepsi bildik binalar. İşte belediye binası, parkı filan. Ancak her yer çok bakımlı, düzenli ve temiz. İnanamıyorum gördüklerime. Olamaz diyorum. Koşuyorum Dörtyol’a. O da ne. Orası daha bakımlı, daha geniş. Kaldırımlarda ne bir kasa ne bir sandalye var.

            İnsanlarda bir tuhaf. Hepsi bakımlı, hepsi şık, temiz giyimli, sağlıklı ve güler yüzlü. Dahası son derece nazikler. Herkes birbirine iltifat ediyor. Esnaf müşterilerine karşı son derece kibar ve dürüst davranıyor. Hatta bazen kendisindeki malın yeni geldiğini, bu nedenle pahalı olduğunu komşusundakinin ucuz olduğunu öneriyor.

            Şoförler öyle ulu orta korna çalmıyorlar. Yolun ortasında durmuyorlar. Vatandaş elindeki çörü çöpü yerlere atmıyor.

            Ne günlere kaldık be diyorum. Böyle şehir mi olur. Ben neredeyim. Benim Iğdır’ım nerede.

            Sokakları, binaları, insanları tanımasam Iğdır’da olmadığıma hükmedeceğim. Ne var ki işte Halfeli Caddesi, diğeri Kars Caddesi, öbürü Doğubeyazıt’a giden cadde.

            Ancak yine de bu benim Iğdır’ım değil. Bir heyecan, hatta bir korku sarıyor benliğimi. Şaşkınlık, içgüdüsel bir tepkiye dönüşüyor. Çaresiz koşuyorum evime doğru. Her şey madde ve mekan olarak aynı da ruh olarak bir sihirli el değiştirmiş ortamı.

            Ter basıyor beni. Bir koşu sonucu su deposuna ulaşıyorum. İşte itfaiye, işte su deposu. İşte evimin yolu. Evet gerçekten Iğdır’dayım. Ama başka bir boyutta. Aynı yerde ama dışında.

            Bu bir karabasan olmalı. Nerde benim o eğri büğrü sokakları, tozlu yolları olan Iğdır’ım.

            Nerde yalnızca kendini düşünen insanları. Okumuşundan esnafına, çiftçisinden memuruna.

            Hafakanlar basıyor. Yüreğim sıkışıyor. Ölümcül soğuk bir ter basıyor benliğimi. Yüzüm yangı ile al al oluyor. Kalbim hızlı hızlı çarpıyor. Şiddetle avazım çıktığı kadar bağırmak, haykırmak istiyorum. Sesim çıkmıyor. Yeniden bağırmak, çığırmak istiyorum. Iğdır’ım nerede, Iğdır’ımı isterim.

Oyuncağını yitirmiş bir çocuk gibi ya da 16 lık sevgilisinden ayrılmış delikanlı helecanıyla.

            Hanım beni dürtüklüyor. Kâbus mu görüyorsun bey.

            Uyanıyorum. Meğer uykudaymışım. Çok şükür her şey yerli yerinde. Yine eski Iğdır’dayım. Benim v e bizim olan.

            Huzurla kahvaltıdan sonra sonrası gazeteye yollanıyorum.

The following two tabs change content below.
Reklam

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Yukarı Çık