ELEŞTİRİ

4 ay önce
144 kez görüntülendi

ELEŞTİRİ

01/01/2021

ELEŞTİRİ

Eleştiride, yargılayıcı olmak, dönüşümü (geri besleme) engeller ve yapılan işin, eylemin doğru bir şekilde ilerlemesinin önünü tıkar!

Yapılan eleştiri, geçmiş olana, ya da yapılmış bir işe, duygusal yük bindirilmeden bakılması gereken ve “ah nerde o eski güzel günler” romantizmi, “ne varsa eskiler de var, eskiler nasıl da sağlam yaparlardı işlerini diyerek, yine oralara dönüp bugünün kötülüklerini ezelim!” Anlayışı, tekdüze, yapılan işe, eyleme gelişmesi yönünde katkı sağlamayacağı gibi,”her şey onların suçu” yaklaşımı veya “eskiye ait her şeyi yok sayalım. Kökünü kazıyalım!” söylemleri içi doldurulmamış kısırdöngülü tartışma yada elestirilere girilmemesi gereken bir alandır.

Belki de o yaşamların içinde sıkışmış dramları, sizin içinizdeki insandan hangi parçaların olduğunu hissetmeye çalışmak, övgüden ve yergiden çıkarak, Göklerin ve Toprak Ananın şefkatiyle, geçmişin ağırlıklarını ve yüzleşmekten ödümüzün koptuğu karanlık yanlarımızı daha iyi anlayıp şifalandırmaya başlamanın yolu olmalı eleştiriler.

Bir yoksa iki olamaz. Her şey önce benden başlar düşüncesiyle hareket etmiş olmamız yapılan bir işi, yazılan bir yazıyı, bir edimi, bir fiili, ister teknik anlamda olsun ister ise edebi anlamda olsun hep ileri taşır. Ne var ki, bizim gibi az gelişmiş toplumlarda, ne yaparsanız yapın, mutlaka olumsuz eleştiriyle karşılaşırsınız. Çünkü, karşıdaki, yani sizi eleştiren kişi, ben kimim diye dönüp de aynaya bakma yerine, sizdeki küçük kusurları, büyütüp, büyütüp, aşılması mümkün olmayacak bir engel gibi görür ve yaptıklarınızı tasvip etmezler!

Bu tutumu özellikle benim de mensubu olduğum bölge insanı, daha bir kronik vaka haline getirmişlerdir. Kimse, kimsenin fikrini beğenmediği gibi, o zengin olmasın, ben olayım. O güçlü olmasın, ben olayım. O bu mevkiye layık bir insan mı ki? Ben onun nereden geldiğini biliyorum. Açlıktan nefesi kokuyordu. Şimdi kalkmış bana ahkam satıyor hasetliği ile, yapıcı eleştiri yerine, yerine, kötüleme ve hatta kendisinde yargılama cüretini görmektedir!

Biliyorum. Bu yazdıklarımı okuyan sevgili hemşehrilerim, aynen şunu demektedirler; “hiç de öyle değildir. Bizim toplum kadar sıcakkanlı, sevecen, misafirperver toplum yoktur. Hayırda ve serde herkes birbirinin yanındadır.”

Hayır arkadaşım benim kasdettiğim bu değildir! Benim kasdettiğim icinizden sivrilip te çıkan, birtakım işlerde başarı göstermiş, kamuda belli bir noktaya gelmiş insanlara eleştirel boyutta acımasızca, önyargı ile ezip geçmeniz! Hal böyle olunca, o güzide topraklar ne bir bürokrat yetiştirebilir, ne insanına iş ve aş sağlayacak iş insanı.

Bir deyimim vardir. “Dilenci ruhlu insanlara istediklerini vermeyin! Çünkü onlar, istediklerini alıncaya kadar, sizin koleniz olur. İstediğini aldıktan sonra ise, sizi köle olarak görür!” Dolayısıyla seçtiğiniz insanın ehliyetli olmasına, yaşadığınız bölgeye ya da coğrafyaya bir katma değeri olacak mı bir. Bir ikincisi ise haksız eleştirilere son verin! Üçüncüsü ise, herşeyi siz bilmeyin! Bırakın bazı şeyleri de bir başkası bilsin!

Reklam

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


Yukarı Çık