DEMOKRASİMİZİN YUMUŞAK KARNI

1 ay önce
109 kez görüntülendi

DEMOKRASİMİZİN YUMUŞAK KARNI

24/09/2020

DEMOKRASİMİZİN YUMUŞAK KARNI

Tanışık olduğum bir yerel yönetici hakkında uzunca süredir sosyal medyada videolar yayınlanıyor.  Videolarda  seksüel ilişkiler, hatun kişilerin bu yoldaki beyanları, ilişkilere zemin olan çiftlik evi, vs. vs.  Daha önce de bu tür iddialar söz konusu olmuştu, yönetici ve taraftarlar “karalama kampanyası” olarak değerlendirmişlerdi.

Doğrudur; böylesi operasyonları “siyasal taktik” olarak benimseyen çevreler tekerine çomak sokan yerel yönetici ya da tasfiye edilmesi gereken parti yöneticilerinin, özellikle cinsel kaçamaklarını konu eden skandallar yaratırlar.  Kamuoyunun bu tür olaylara hassasiyeti onlar için en etkili silahtır.  Yakın geçmişte milliyetçiliği kimseye bırakmayan partinin üst düzey yöneticilerine ve bir önceki CHP Genel Başkanı’na yapılan hatırlarda kalanlardandır.

Gelin görün ki, böylesi saldırılar genellikle amacına ulaşmaktadır; ateş olan yerden dumanlar çıkmaktadır.  Mevki-makam ışıltısıyla gözleri kamaşanlar gizli kapaklı serüvenlerle rakiplarinin eline- gerekli olduğunda kullanılmak üzere- koz vermekte; altı boş savunular bir işe yaramamaktadır.

Gerçekte sorunun özünü siyasi partilerimizin yerel ve milletvekili adaylarını belirlerken “liyakat” ve “erdem”i arka plana atarak, kendileri açısından “geçerli” olacak farklı ölçütler kullanmalarından kaynaklanmaktadır.  Artık herkesin malumudur, kimlerin aday olacakları daha önceden; genel kurullarda  parti yönetiminde etkin olma savaşımında belirlenmektedir.  Parti yönetimine hâkim olan gurubun daha sonraki adaylık düzleminde kesinkes sözü geçerli olacaktır.

Mevki-makam kapısının anahtarı “partide adamı olmaya” bağlanınca,  seçimi kazanan kamu yöneticisi  “hizmete” ya da “sorumluluğa”  gereken ağırlık vermemekte; etrafında daha önceden oluşmuş olan bir dar gurubun da yönlendirmesiyle makamıyla örtüşmeyecek maceralara sürüklenmektedir.  İstese bile istediklerini gerçekleştirmede özgür değidir, dahası.  Kendini oralara uçuran tepedekilere kopmaz bağlarla bağlanmıştır.

Zamanı geldiğinde sandıklar kurulur ve biz, önceden bizim dahlimiz olmadan belirlenmiş bir adayı “tercih” etmeye gideriz.  Gerçekte seçtiğimiz bizim öz adayımız değildir, huyunu suyunu bilmeyiz; bunu seçin diye irademize dayatılmıştır.  Varın, demokrasicilik oyunumuza bir de bu yandan bakın.  Bakın ki, ibretlik olsun.

Reklam

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


Yukarı Çık