BİR YÜKSEL BABAL VARDI SAYESİNDE BİR MAYISI SEVDİM

5 ay önce
1.829 kez görüntülendi

BİR YÜKSEL BABAL VARDI SAYESİNDE BİR MAYISI SEVDİM

30/04/2020

BİR YÜKSEL BABAL VARDI SAYESİNDE BİR MAYISI SEVDİM

Bir renk gördüm yemyeşil

Kış ayı kaybolurken

Sevdim yeşili

Aşık oldum gözleri yeşile

          1965 lere kadar 1 Mayıs KIR BAYRAMI idi.Birkaç aile bir kamyona doluşur,çoğu kez Devlet Üretme Çiftliği’ne,su değirmeninin yanına gider , kırlara serilir ve ip atlar,top oynardık.Büyükler ise yanlarında getirdikleri yiyecekleri açar, gazocaklarında veya yakılan ocak ateşlerinde ısıtır, çay koyar, yiyecek hazırlıkları yaparlardı.

          Piknik kelimesi sonradan icat edilip dilimize girdi ama hafızamızda KIR vardır.Gerçek anlamını da işlevini de bu kelime anlatır.

          Bazen de Narıncoğlu Bağı’na, Atatürk Lisesi’nin sonradan yapıldığı Belediyeye ait Gaz Ambarı denilen büyük koruluğa veya Erhacı Köyü’nde bulunan Yatır(Ziyaretgah)a giderdik.

          Biz çocuklar ve gençler için çok büyük bir değişiklik ve eğlence imkanı idi.

          Bu nedenle de 1 MAYIS gününü pek severdik.

Bir renk gördüm sapsarı

Yaz ayı göç ederken

Sarı renkli yapraklar örttü yeşillikleri

Sevdim sarı rengini

Aşık oldum sarı saçlı güzele

          1965’ten sonra 1 MAYIS’ın siyasi bir anlamı olduğu keşfolundu.1 MAYIS işçilerin Emek Ve Dayanışma günüymüş.

          Eh:Sol görüşlü birisi olarak biz de Kır Bayramı’nı emperyalizmin kitleleri uyutma bayramından, etkinliğinden vazgeçip “İşçi Bayramı” olarak kutlayıp, çeşitli sosyal etkinliklere katıldık. Sol yumruklar havada

          Yaşasın İşçi Köylüler! dedik.

          Yaşasın Halkların Kardeşliği! dedik.

          Yaşasın 1 Mayıs!

          Biji Yek Gulan! dedik.

Ama bayramdan ziyade bir mücadele günü ve sembolü olarak anıldı.

Rüzgar sonbahar olup

Esip gitti uzaklara

Lapa lapa kar yağdı

Bembeyaz oldu etraf

Ve Saçlarımızda.

Beyazı da sevdik.

          Yetkinleştik, olgunlaştık.Ama çocukluk anılarımızdaki 1 Mayıs ve kutlamalarının o nefis tadı, hala damaklarımda, ruhumda.

          Uzun olaydı o günler

          Yere düşen ekmek parçasını

          Öpüp başımıza koyduğumuz günler

          UZUN OLAYDI

          KIRA GİTTİĞİMİZ GÜNLER

          1 Mayıs anmalarında, polislerin hoyratça ve hatta gaddarca bize saldırıp copladıkları günler ise, hala içimi titretir.Korkar,ürperir ve elimden geldiğince uzak durmaya çalışırdım.

          Polisin bendeki anısı cop, dayak, gözaltı, hapis  ve bol galiz küfürlü hakaretler idi.

          Yıllar yılları kovaladı.Kar yalnızca saçlarımıza değil, ruhumuza , bedenimize de yağdı.

          Emekli oldum. Gazeteciliğe soyundum. Meslek gereği güvenlik güçleri ile teşrii mesai doğdu.   Köprülerinde altından çok sular aktı ama belleğimdeki o polis imajı her zaman beni frenledi.Temkinli yaklaşmaya ve hatta uzak durmaya dürtükledi.

          Derken Iğdır’a bir emniyet müdürü geldi: Yüksel BABAL.Polis hakkındaki bütün negatif düşünce  ve izlenimlerimi sildi.

          Zaten, tören dışında onu hiç üniformalı görmedik. Giymedi.

          Sürekli halkın içinde oldu.Büyük küçük, zengin yoksul, yaşlı genç, güçlü zayıf demeden herkesle iletişim kurdu.

          Hele ne siyasi parti ayırdı, ne ırk ne mahalle; ne bileyim ben hiç ama hiçbir konuda bir ayrımı, tefriki tercihi olmadı.

          Pardon tercihi vardı: İNSAN OLMAK.Devletinin emrinde halkın hizmetinde,O’nun huzur ve asayişi için,güvenliği için çalışıp çabaladı. Polisin insanlar üzerindeki olumsuz imajını,görüntüsünü değiştirdi. Sevdirdi. Saygınlık ve itibar kazanmasını sağladı.Dolayısıyla devletin de.

          Bu nedenle de bütün Iğdırlı da onu sevdi saydı.Herkesle tanış oldu.Adları,işyerlerini dağarcığına kaydetti.O nedenle de ben hep kendisine BAŞ MUHTAR dedim.Mahalle muhtarlarından beter tanır oldu mahalle sakinlerini.

          Iğdır’dan gideli bilmem kaç yıl oldu.Bana sanki onlarca yıldır gibi geliyor ya,bedeni Ankara’da, gönlü ruhu Iğdır’da, Iğdırlılarla oldu.Acımızı sevincimizi, bayramımızı, özel günlerimizi kutladı.Ankara’ya yolu düşen Iğdırlılar ile ilgilendi, ağırladı.

          Bu seçkin,eşsiz insan 1 MAYIS doğumlu.

          Bir Mayıs’ı bu yönüyle de sevdim. Ne kadar özgün, ne kadar emsalsiz, ne kadar unutulmaz bir gün.

          Ve ne kadar kimliğine, kişiliğine yaraşır bir doğum günü.

          Barış, kardeşlik, birlik, yücelik kavramlarıyla örtüşen ve içselleşen bir doğum günü.

          Tanrı özene bezene yaratmış derler ya.

          Yüksel Babal’ı da bu günleri bilerek, tam da BİR MAYIS’TA dünyaya merhaba dedirtmiş.

          Doğum günün kutlu olsun.Mutlu olsun. Saylı olsun.Başarılı olsun.

          Nice upuzun yılları sevdiklerinle birlikte, huzur, mutluluk,sağlık  ve başarı içinde geçirmeni yürekten diler, selam sevgi ve saygılarımı, özlemlerimi sunarım.

          İyi ki doğmuşsunuz.

          Bana ve benim gibilere bir Mayısı bu yönüyle de sevdirdiniz.O soğuk ve itici üniformayı giyenlerin de bu duyguları olacağını kanıtladınız.

          Yüksel Babal kolay olunmuyor.

          Ve hele 1 Mayıs’da dünyaya gelmişse vardır bir hikmeti.

          Bu nedenle Yüksel Babal oldu

          YÜKSEL BABA!

Reklam

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


Yukarı Çık