“ASGARİ”NİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

5 ay önce
173 kez görüntülendi

“ASGARİ”NİN  DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

06/12/2020

 “ASGARİ”NİN  DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Asgari ücretle ilgili nafile tartışmalar yeniden gündemde.  Kendi hesabıma; asgari ücret şu kadar olmalı, tartışmasına girmem, girmedim de.  Bir kere emeğe “en azı” layık görmek uygarlığın göstergesi değil.  Zannımca emeğiyle ülkeyi yükseltenlere “azami ücret” verilmeli.  Ne yazık ki, emekten yana olduğunu söyleyen muhalefet partileri bile şu “asgari” lafına bile bir kelâm etmiyorlar.

Önceleri emek ücretinin çok çok aşağılara çekilmesini önlemek amacıyla çıkarıldı, “asgari ücret” yasası.  Haksız da değiller hani; bu memlekette emekçiye karnını doyuracak bir ücreti çok gören yığınla vicdansız var.  Daha saatler önce işini kaybetmiş, evde karısı ve dört kızı ekmek bekleyen garsonu dinlerken içim ezildi.  Şöyle konuşuyordu, muhabirin mikrofonuna:

“Yükleme işi kovalıyorum, şurada burada.  Geçende 5 TIR’ı yükledik, üç kişiyle.  Yevmiye 80 TL.  Çay, yemek parası kesiliyor, geriye kalıyor 40-50TL.”

Gel de 2500 küsürlük asgari ücreti arama.  Memlekette asgari ücretin çok çok altında bir gelirle yaşamak zorunda bırakılan milyonlarca insan var.  2000 TL civarında maaşı olan emekliler kendilerini şanslı hissediyor.  Devlet bile salgından ötürü işini kaybedenlere günlük 39 TL’yi geçerli buluyor.

İşçi konfederasyonları asgari ücretle ilgili bir dizi talep sıraladılar.  “Tebessüm ettirecek” bir ücretin dayanağı olan bu taleplerle asgari ücret kavramını doğrusu bağdaştıramadım.  Bu temsilciler “en az ücret” bağlamında pazarlığa oturmuşlar, ancak istekleri “normal ücret” bağlamında.  Deseler ki; “Ey işveren, ben işçimi “en az ücrete” layık görmüyorum.  Sana dünyaları kazandıran emekçiye gerçek hakkını vereceksin”, o zaman onların gerçek işçi temsilcisi olduğuna kanaat getireceğim.  Ancak onların yaptığı esip gürlemek.  İşçilerin gerçek örgüt önderlerinden yoksun, sahipsiz oldukları sözümona sendikal durum yaşanıyor.

2020’nin üçüncü çeyreğinde % 6 büyümüşüz.  Araştırmalar yine bu yıl içinde daha da yoksullaştığımızı gösteriyor.  Hem büyüyeceğiz, hem de yoksullaşacağız.  Bu tür çelişkileri yıllardır yaşıyoruz.  Çünkü çalışma hayatında milyonlar yoksullaşırken, birileri onların sırtından Dolar milyarderi oluyor.  Hükümetler işverene arka çıkıp, işçiye “en az ücreti” reva gördüğü için böyle şeyler oluyor.  Biz de bu durumları yadırgamıyoruz. 

Reklam

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


Yukarı Çık