ARTAN YALNIZLIK

2 hafta önce
70 kez görüntülendi

ARTAN YALNIZLIK

12/10/2020

ARTAN YALNIZLIK

“Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir

 Gittikçe artıyor yalnızlığımız”

Şair Cahit Sıtkı Tarancı’nın dizeleri otuz beş yaşüstü için söylenmiş de olsa, günümüzde altmış beş yaş üstülere uyarlanmış gibi.  Hele salgın ortamı tuz biber ekti, onulmaz yalnızlığa.

İnsanoğlu sosyal bir varlık; ille cinsdaşlarıyla birlikte yaşamak ister.  Siz bakmayın dağ başlarını özleyenlere, onların dili öyle konuşur da gönlü her daim çevresinde ses-soluk olsun arzusundadır.

Ne hastalık, ne parasızlık, ne ülkenin kötü yönetilmesi; insanoğlu için en dayanılmaz olanı yalnızlıktır.  İnsan için yaşamı anlamlı kılan diğerleriyle birlikte olmak, onlarla selamlaşmak, kahve ortamında bulunmak, telefonda sesini duymak, vb  Eğer bu etkenlerde azalma başlamışsa yaşamın renkleri azalmaya başlamış demektir.  Zannımca insan için en kabul edilemez durumdur,bu.

Altmış beş yaşüstüler için en trajik olanı etrafındaki insan kalabalığının giderek seyrelmeye başlamasıdır.  Kimileri için fiziksel çöküntünün yarattığı estetik yoksunluğudur.  Kimilerinin artık sizden bir beklentisi kalmamıştır.  Sokakta yürüken görmezlikten gelenleri farkedersiniz.  Evde bile  baş köşedeki itibarınız yerlerde sürüklenme aşamasındadır.

Çoğu altmış beş yaşüstü bu durumu itirazsız kabullenir.  Tecrit çemberine gönüllüce atılır.  Bir kısım tanıdık hesabına eski defterleri çıkarır, yeni raconlar koyar.  Çarçabuk küser; küsmesi muhatabını defterden silmek içindir.  Daha önce telefonlaştığı birilerini-kulp bulmaya lüzum görmeden- “kişiler” bölümünden çıkarır.  Kendini artan yalnızlığın içine gömme eylemi, yaşamın “yaşlandırma” etkisine gösterilen tepkidir, ama anlamsız bir tepki.

Salgın çıktı çıkalı yalnızlık eğrisi pik yaptı.  Önce anlı şanlı yöneticiler altmış beş yaşüstüleri bir güzelce(!) toplumun diğer kesimlerinden ayırdı, adeta eve kapattı.  Bu durum onların kendilerini yalnızlığın içine koyvermeleri psikozunu yarattı.  Telefonlaşmalar azaldı.  Daha önce bir arada sohbet edilen dostlarla da buluşma fırsatları tepildi.  Daha trajik olanı; yalnızlığı bir yaşam tarzı olarak kabullenme tavrı.

Tüm bunlar abartılı bence.  Yaşlılıkta çevremizdeki insanlar azalır, ancak geriye en içtenlikli olanlar, bizim için en vazgeçilmez olanlar, en kalburüstü olanlar kalır.  Acılar çekilmiştir, sevinçler yaşanmıştır, her durumda o vefalı  insanlar sizin yanıbaşımızdan eksik olmamıştır.  Belirleyici olan onlarla olan birlikteliğimizin sonlanmasına fırsat tanımamaktır.  Dahası hayat devam etmektedir, yaşlılıkta da.  Güneş ısıtmakta, çarşı pazar gezilmekte, az da olsa yeni yerler yeni yüzler tanınmakta, her nefeste yaşamın sıcak soluğu hissedilmektedir.

“Kalabalıklar içinde yalnızım” sözünü tersten okumak lazım.  Beynimize çöreklenen yalnızlık düşüncesini atabilirsek, geriye bir sorun kalmaz.

Reklam

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


Yukarı Çık