2023 SEÇİMLERİNE YAKLAŞIRKEN LİDER VE SEÇMEN TUTUMU

1 ay önce
129 kez görüntülendi

2023 SEÇİMLERİNE YAKLAŞIRKEN LİDER VE SEÇMEN TUTUMU

2023 SEÇİMLERİNE YAKLAŞIRKEN LİDER VE SEÇMEN TUTUMU

18/05/2021

Metodoloji; Genel bilimsel ve teorik bakış açısından mantığın veya mantık biliminin bir dalıdır.

Metodolojinin amacı, bilimsel bir alanda genel bir uygulamaya sahip olan ve uzun zaman içerisinde test edilmiş düşünce biçimleri, analiz vasıtaları, araştırma metodları, kavramlar, prensipler, kategoriler ve sınıflandırma sistemlerini tanımak, tanımlamak, sınıflandırmak ve açıklamaktır.

Metodolojiden hareketle bugün geldiğimiz noktada seçim veya referandumun sorgulanmasını istemeyen bir X partisi’nin; 1- Amacı ne olabilir?
Kaç yıllık iktidarı, Türk insanına uhrevi, ekonomi, sağlık ve eğitim alanında neler kazandırdı, Neleri kaybettirdi?
3- X partisinin kazanması durumunda 2. şıktaki bu başlıklar ne olur? Hayır çıkması durumunda ne olur?
Sadece bu üç soruyu kendimize sormamız bile bizlerin vatandaşlık bilinciyle hangi yönde ve hangi partiye oy kullanmamız gerektiği konusunda bize yol gösterecektir!

1- Erbakan dönemini de katarsak son 30 Yıldır ülke insanı ciddi bir şekilde “Konfüzyon” (uyanıklık korunduğu halde bir şaşkınlık, zihnin tam açık olamaması, olayları tam olarak kavrayamama, çevreyi tam ve doğru olarak algılayamama hali yaşamaktadır!) Bu durumu fırsat bilen X partisi, dolayısıyla parti lideri, tek adam olma heveslisi agrasif, gaddar, ne yaptığını bilmeyen bir holding sahipliği rolüne bürünmek ister! Ki X partisi liderinin bu isteğini herkesin onayladığını, kabul ettiğini ve bu X partisi liderinin, diğer bir deyişle, holding sahibinin beş de çocuğu olduğunu varsayalım.

Realist bakış ve açısı.

Levent GÜLTEKİN’in o reelist bakış açısında olduğu gibi; Bu dünyada en güvenebileceğiniz kişi anne-baba ve çocuklardan oluşan çekirdek ailedir! Ki bu beş çocuktan birisi geçse holding sahibi babanın karşısına ve dese ki; “Baba gel bütün malvarlığını, yani holdingi benim üstüme devret. Ben holdingimizi, ÇUS’ a (Çok Uluslu Şitket) dönüştürüp iki katına, on katına çıkaracağım.” Acaba o baba beş evladı ve eşini gözardı ederek güvenip malvarlığını bir tek çocuğunun üstüne devreder mi?

Ya iflas ederse? Ya kandırılırsa? Ya elimizdeki bütün malvarlığı elimizden çıkarsa? Diye hiç düşünmeden holdingi bu çocuğun üstüne devreder mi?

Ama görüyoruz ki tek adam hayaliyle yaşayan X partisi lideri, değil bir holdingin, tarihler boyunca kendisini dünyaya kabul ettirmiş gerçek bir liderin halka emanet ettiği mirasın (ülke) tapusunu üstüne almaya ve hatta yabancılara satmaya çalışıyor.

Evladınıza dahi güvenerek bir şirketi devretmeye korkuyorsunuz! Siz hangi akla hizmetle gerçek bir liderin size emanet bıraktığı mirası tek kişinin ukdesine bırakmak istiyorsunuz?

2- Doğrusunu isterseniz, bu konuda kendimden hareketle birçok insanın da benim gibi düşündüğünü ve gelinen noktada inancını sorgular hale geldiğini görürüz! Hatta X partisi dini kullanılarak iktidara gelmiş ve iktidara geldikten sonra dinin emrine aykırı işler yapmış ise, seçmen X partisi yada liderine hesap sormayı aklından bile geçirmeden, inandığı dinden bile vazgeçer!

Metodolojiden uzak olan halk bir de eklektizm travmasıyla karşı karşıya kalır Dolayısıyla eklektizm in metodojik temel hatası bir fenomenin; belli bir anda çevre ile bağıntılarını görememesinde, objektif dünyanın bağıntı ve ilişkilerinin bütünlüğünü kavrayamamasında, niteliklerini karmakarışık bir biçimde bir araya getirmesinden dolayı ise agnostik (Tanrının varlığına veya yokluğuna inanmak için yeterli veriye sahip olmadığımızı kabul eden inanç.) bir tavırla inancını, dinini sorgular hale gelir!

Gerçekçi bir yaklaşımla bilmiyorum diyebilme cesareti inançta can buldu! Eğer benim dinim hırsızlığı, yalanı, katliamı ve ihaneti cehennemle cezalandıracaksa, Ki kendisini İslamiyetin halifesi olarak gören kişiden daha çok İslamcı olamayacağım gibi, o dinin ayrıntılarını bilmem de gerekmez. Bu durumda ya o kişi yalancıdır ve ya inandığı din yalandır!

3- Bütün bunları sistemli bir metodolojiyle ele alıp sentezlediğimde, ortaya şöyle bir sonuç çıkıyor. İster X partisi ister ise, Y partisi iktidarda olsun. Her iki durumda da bu ülkeyi karanlık günler bekliyor! Dininizi, inancınızı, kutsal değerlerinizi siyasete alet ettirmek istemiyorsanız, dönün yazıdaki madde 2’nin açıklamasını tekrar okuyun!
İktidar partisi güçlü olan X değil de muhalefetteki Y partisinin kazanması durumunda ise, X partisi ve onun lideri, intikam almak için elinden gelebilecek her türlü oyuna başvuracaktır. Kısaca 2023 genel seçimleri için, şimdiden hayırlar diliyorum.

Aşağıdaki iki sekme aşağıdaki içeriği değiştirir.

Efkan Ötgün

Reklam

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


Yukarı Çık