A.KEMAL AYAZ, İYİ BİR SİYASETÇİ OLSAYDIN BU FIRSATI KAÇIRMAZDIN

1 yıl önce
784 kez görüntülendi

A.KEMAL AYAZ, İYİ BİR SİYASETÇİ OLSAYDIN BU FIRSATI KAÇIRMAZDIN

A.KEMAL AYAZ, İYİ BİR SİYASETÇİ OLSAYDIN BU FIRSATI KAÇIRMAZDIN

02/09/2021

 

         Dün saat 14.30 sularında 2.Noterliğin karşısında eski Tarım İl Müdürlüğünün bahçesindeki çayevinde ben ve birkaç arkadaş çay içip sohbet ediyorduk.

         Sen ve partililerden bir grup karşıdan hızlı adımlarla gelerek bizim yanımızdan geçip ana caddeye doğru yollandınız. Gruptan kimi arkadaşlar selam verdiler. Sen ise lütfedip bizim tarafa bakmadın bile. Eh öyle ya, Ağrı Dağını, Alagöz Dağını sen yaratmamışsan bile yanlarındaki alçacık dağları yaratmış izlenimini vermek şanındandır. Ne de olsa iktidar partisinin dehşetli ve dahi dirayetli bir başkanısın.(Merak bile etmem iktidardan ya da parti başkanlığından bir gün ayrıldığında da aynı cakan ve havan olabilecek mi diye. Sonuç değişmezdir. İktidardan düşen gözden de düşer.
Sen ve arkadaşların yanımızdan geçip gittikten sonra aklıma yaşadığım şu olay geldi.

         Bundan 12 yıl kadar öncesiydi. Tam hatırlayamıyorum. AK Parti İl Binasında bilgilendirme toplantısı vardı. Siyasiler yaptıkları çalışmalar hakkında partililere ve basına bilgi veriyorlardı.

         O zamanlar İl Genel Meclisi Üyesi olan İsa Kızıltaş’da kürsüye geldi. Elindeki dosyadan, yaptığı çalışmaları özetle ve tek tek okudu. Tuzluca’ya ve köylerine o kadar çok hizmet ettiğini anlattı ki şaşırdım. Ama merak da ettim. Büroma geldiğimde İsa Kızıltaş’ın köyünün oy sonuçlarına baktım. Üç oy mu ne almış. Ben de hemen gazetemde eleştirdim. Bunca hizmet yapmışsın ama, oya tahvil edememişsin filan diyerek.

         Yazı yayınlandıktan hemen sonra İsa Kızıltaş Bey büroma geldi. Hoş beşten sonra bana:

         -Hocam sen bizim büyüğümüzsün. Gazetecisin. Elbette eksiğimizi yanlışımızı söyleyecek yazacaksın. Bundan ötürü size zerre kadar kırgın değilim. Olamam da. Ancak yanlış ve eksik bir bilgiden hareketle eleştirmişsin. Bu haksızlığa yol açıyor.

         -Nedir diye sorduğumda

         -Yalnızca Söğütlü Köyü bizim aşiretin değildir ki. Tam 7 köy vardır. Ve onlardan adeta ful oy partimize çıkmıştır. Siz yalnızca Söğütlü Köyünü baz almışsınız deyince, kendisine hak verdiğimi ve bunu hemen düzelterek gazetemde yayınlayacağımı söyledim. Öyle de yaptım.

         İsa Kızıltaş öyle birkaç fakülte bitirmemiştir ama halkın içinden gelmiştir. Demokrattır. Basına saygılıdır. Efendidir. Ve bu takdire şayan davranışını da her vesile ile örnek göstermişimdir.

         Dönelim sana. Bizim orada çay içtiğimizi görünce, yanımıza gelseydin ve selam verip bir açılışa gittiğinizi, oturamayacağını belirtip bana hitaben:

         -Hocam siz büyüğümüzsünüz. Kaleminizde keskindir. Saygımız vardır. Ancak eleştirilerinde bilmediğin şeylerden ötürü yaptığın haksızlıklar vardır. Ne zaman müsait olursunuz. Çayınızı içmeye gelsem ve sizi bu konularda aydınlatsam…deseydin, ben yok mu diyecektim. Tam tersine memnun kalırım, beklerim derdim.

Siyasetçiler, topluma yön verenler eleştirilere de tahammüllü olmak zorundadırlar.

         Ama sen bunu yapmadın. Ve büyük bir fırsatı, eleştirene bizzat giderek cevap vermeyi, alicenap ruhlu olduğunu, demokrat ve basına saygılı olduğunu, en önemlisi de haklı olduğunu, çekinecek bir şeyinin olmadığını göstermiş olurdun. Ama sen siyasetten nasibini almamış ve kendini dev aynasında gören birisi olarak tenezzül buyurmadın bile. Böylecene de büyük bir fırsatı heba etmiş oldun.

         İyi ki de ettin. Aksi halde beni mahcup edip iki sıfır yenilgiden 4-2 skoruna ulaşırdın. Şimdi bu durumda, ben üç sıfır önde oluyorum. Nasıl mı? Hakkınızda bununla üçüncü eleştirel yazımı kaleme almış oluyorum.

           Ve unutma ki sen yolcu ben hancıyım.

Reklam

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Yukarı Çık